KAMPANYALI DÜĞÜN VE EVLİLİK PAKETİ


509 Görüntüleme

Baharla birlikte, yaza girdiğimiz şu günlerde düğün sezonu da açılmış oldu. Nice düğünler, kampanyalı ve değişik tarifelerle evlenecek gençleri bekliyor. Evlenecek gençlere sorsam: “nasıl bir düğünle evlenmek istersiniz?” sayar da sayarlar hayalleribi değil mi? İşin ucu Maldivler’ de balayına kadar gider (Sahi modası geçmedi henüz değil mi?) Ailelere sorsam; en güzel, aynı zamanda da ekonomik ve sorunsuz bir şekilde çocuklarını başgöz etmek istediklerini söylerler her halde. Düğün salonu işletmecileri, düğün ve parti organizasyonlarına sorsam; en güzel kazanç sağlayacakları, en kolay halledecekleri düğünleri isterler diye düşünüyorum.

              Şimdi size en güzel düğün ve evlenme paketinin kampanyalarını, hediyelerini, ekstralarını açıklayacak olsam merakla beklersiniz değil mi? Acaba bu düğün paketiyle evlenecek gençlere hangi sürprizler vadedildi? Acaba gençler flört, tanışma, kız isteme, söz, nişan derken; düğün ve sonrası için ne hayaller kurarlar? Genç kızlar bir prenses edasıyla en güzel ve de özel gelinliği giyerek; adeta kraliçenin taç töreni gibi bir düğün mü isterler? Ya delikanlılar? Hiç akıllarına gelir mi; açık hava fotoğraf çekimleri, klasik araba ya da limuzin kiralama, vs. kendisini nelerin beklediği? Oysa gelini hemencecik atının terkisine atıp gitmek varken…

             Hani annelerin, ninelerin klişe bir sözü vardır: “kızım sadece nişanlınla evlenmiyorsun, ailesiyle, sülalesiyle de evleniyorsun” diye. doğruluk payı çok bu sözün. O zaman asıl meselemize gelecek olursak; soru şu: “Acaba bu düğün ve evlilik paketine hangi konular, hangi sorular, hangi sorunlar, hangi mutluluklar dahildir?” Şimdi sıkı durun! Size evlilik paketine dahil olan şeyleri ve sürprizlerle dolu gizemli paketi açıklıyorum. Buna kaderimizdeki “yeni yaşam paketi” ya da “Evlilikteki yaşam koridorları(Durakları)” da diyebilirsiniz…

             Seçtiğimizi zannettiğimiz eşimizin ailesi(kendi ailemizi,kardeşlerimizi,akrabalarımızı seçemediğimiz gibi), sülalesi, köyü, memleketi, milliyeti, hatta ülkesi de dahildir.

             Eşimizin kişiliği, karakteri, fikirleri, inançları,tuttuğu takım, seçtiği parti, benimsediği dünya görüşü, dini cemaati, üye olduğu kulübü, sendikası, stk sı, soyu-sopu, örfü-adeti,geleneği, yöresel yemekleri, kıyafetleri, sevdiği renkleri, hatta hatta hapiste yatan ya da yatacak olan yakınları da dahildir.

            gelinle damat süslü kemerli taklar gibi hazırlanmış, çiçekli koridorlardan, gelin odasına kadar; davetlilerin yanına gelene kadar geçtikleri koridorlardan, merdivenlerden, dehlizlerden nasıl sahneye geçiyorlarsa hayat sahnesine de öylece geçecek, birlikte dünya evine girecekler. düğün marşı başlayıp, ilk danslarını yapmak üzere alkışlarla sahneye davet edilirken; aslında kiminle ve nelerle dans edeceklerini henüz bilmezler. Bu düğünde yaşadıkları şeyleri hayat koridorlarına, duraklarına benzetebiliriz. Evlenince iki genç evlendikten sonraki yaşam döngüsünde sıra sıra bekleyen duraklara uğrayacaklardır. Bu duraklar iki çiftin, iki hayat arkadaşının yaşayacakları çeşit çeşit olayların durağıdır. Bu bir yolculuktur. Birlikte çıkılmıştır ve her ne yaşanacaksa birlikte yaşanacak, birbirine destek olunacaktır. başka türlüsü mümkün değildir, eşlerden birine zulümdür, ezadır, cefadır.Bazen sevinçler, bazen dertler, bazen kaygılar, kayıplar, umutlar, çoluk-çocuk telaşı, hastalık, şifa derken bütün ömrü kapsayan bir pakettir. Zaten biz nikahla neye imza atmıştık ki: “hastalıkta ve sağlıkta; iyi günde, kötü günde, acısıyla-tatlısıyla, pazara kadar değil mezara kadar” demedik mi? Buna göre söz verip, hayaller kurup, niyet etmedik mi?  eşimizle kendimizi aynı evde, aynı odada, aynı yatakta hayal ederken sadece bedenen değil, ruhen de sarmaş dolaş olmadık mı? Kadersel olarak da bir “dolanıklığın” içine girmedik mi? birbirimize dolanıp bazen bir yumak,bazen kördüğüm, bazen bir uzun ip olup uçurtmamızı beraber uçurmaya niyet etmedik mi?

             Aslında evleneceğimiz kişi genç, güzel(yakışıklı) haliyle ne” kılçıksız üzüm”; ne de onun bize sunduğu hayat sorunsuz bir hayat, içine oturduğumuz evde “hücre-i saadet” değildir. Tuttuğu takım da dahil olmak üzere, oynadığı halı saha maçları, çok yakın arkadaşları ve onlarla kurduğu sosyal hayatı da bu paketin içindedir. Ailesi ile ilgili sorunları, zaafları, geçmiş yaşam travmaları, aile sırları, sorunlu akrabaları, yaralı çocukluk yılları,ailesi ile kurduğu ya da kuramadığı ilişkisi de dahildir. Eşimizin maddi-manevi tüm bağlılıkları, bağımlılıkları, bakış açıları, anne-babasından öğrendiği alışkanlıkları,bakış açıları, akrabalarla ilgili sorunları, miras,soy-sop meseleleri, saklanan aile sırları, saklanan gizli hastalıklar, iflaslar, saklanılan kötü huylar, ödenmeyen borçlar da dahildir.

             eşimizin evini,dolabını,yatağını ne şekilde kullandığı; diş macununu neresinden sıktığı, gece hangi saatte yatıp kalktığı, yemeğini nasıl yediği, kılık kıyafeti, öz bakım alışkanlıkları da dahildir. Hatta horlayıp horlamadığı, ağız kokusu, ter kokusu da evliliğe dahildir. Banyoyu, tuvaleti, mutfağı nasıl kullandığı,temiz olup olmadığı da evlilik paketine dahildir. İşi, mesleği, para kazanma biçimi, becerikli olup olmadığı, pasif olup olmadığı, sakin olup olmadığı da dahildir.

            Eşimizin dahil olduğu akraba klanının içindeki durumu, anasının kuzusu, babasının paşası, dedesinin has torunu olması da paketi etkiler. aile şirketi, ağa babanın tasarrufları, görgülü olup olmadıkları gibi hiç aklımıza gelemeyecek detaylar evlilik içinde ete kemiğe bürünüp sorun olarak karşımıza çıkabilir. hatta bu evlilik paketinde çoluk çocuğumuza bırakacağımız maddi manevi miraslar, daha hiçbir servete sahip olmadan ana-babamızdan,atamızdan, genlerimizden getirdiğimiz miraslar, günahlar, veballer, ödenmemiş borçlar da dahildir. Herşey bizi ve çocuklarımızı etkileyebilir. Yaşantılarımızla, ilişkilerimizle, aile örüntülerimizle kazandıklarımız da evlilik paketine dahildir. Sevip sevmediğimiz tüm ortamlara eşimizle birlikte gitmek; akrabalarla ilgili tüm sosyal görevler de dahil.

             Biz eşimizle evlenirken sadece yeni bir hayata imza atmıyoruz. Aynı zamanda yeni bir aileye daha sahip oluyoruz, dahil oluyoruz.Yeni bir giyim tarzına, belki de yeni düşünce tarzına sahip oluyoruz. Eğer uzlaşıp birken biz olabilirsek, aynı potada eriyip,yan yana oturup geleceğe bakabilirsek, sırt sırta verebilirsek bu pakete dahil olan her şeye sahip çıkabiliriz. Tüm sorunları birlikte göğüsleyebiliriz. Birlikte gülüp, birlikte ağlayıp, birlikte coşabiliriz.

             sesinizi duyar gibiyim: “Hocam naptınız. evliliği, düğünü iyice zorlaştırdınız, bize çok pahalı geldi bu evlilik paketi.” “Beni ilgilendirmez! Ben sadece eşimi alıp gidiyorum” mu dediniz. Yok öyle bir pazarlık. Herşey dahil bir kampanya bu. Ona göre düşünün, karar verin, adım atın. Köprüden önceki son çıkış bu. Bunu duyunca korkup, kaçmak mı geldi içinizden? Yok öyle hemen enseyi karartmayalım. Biraz öngörü, biraz hoşgörü, biraz olgunluk, biraz ayağı yere sağlam basmakla olacak bu iş. Siz hele Bismillah deyip çıkın yola, ev kurana rabbim yardım eder. bir yuva kurma isteği fıtratımızda var. İlla ki olacak. Sadece bunun bilincinde olmanız, biraz tedbirli olmanız ve de uyum sağlamanız hayal kırıklıklarını önleyecektir. Beklentileri düşürmek ve olanla yetinmek varsa zaten tadından yenmez bu  kutlu birliktelik.

             Bu evliliğe dahil olan şeyleri saydık, derledik. Bunları biraz tahmin edip, biraz da geçinmeye niyet edersek; iyimser,kaderci,pozitif,relaks, neşeli, mizah sever olursak tüm sürprizleri hak edebiliriz. O zaman bu evliliğe dahil olan her şeye, her duruma açık, gönüllü, birlikte üstesinden gelebiliriz. Evlilik güzeldir. Olması gerekendir.Evliliğimizi taçlandırabiliriz. Şu koca hayatın yükünü eşimizle paylaşarak, bira uyumlu, biraz çalışkan, gayretli ve iyi niyetli olarak mutlu olabiliriz. Eşimizle sınıf atlayarak, geriye dönüp baktığımızda, albümleri karıştırırken, gururla evlilik yıldönümlerini kutlayabiliriz. O zaman “İyi ki evlenmişim, iyi ki seni seçmişim eşim” deyip; çoluk-çocuk, torun-tombalak, maaile sımsıkı hayata tutunabiliriz. Bunlar da evlilik paketine dahildir.

Yazar

Gönül Nart

0 Yorum:

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *