• BIST 1.342
  • Altın 458,417
  • Dolar 7,8750
  • Euro 9,3788
  • Kayseri 2 °C
  • Ankara 7 °C

UYUYAN DEV UYANIYOR

Ebubekir Bağcı

Doksan yıldır bitkisel hayat yaşayan “Hasta Adam” sağlığına kavuşuyor. Osmanlı’nın her an karşılarına çıkacağı kâbusunu görmekten paranoyak olmuş Avrupalı ansızın beklemedikleri bir sabaha uyanacaktır. Türkiye’nin önünü Sevr ile kesemeyince Lozan ile elimizi kolumuzu bağladılar. Marmara denizi sınırlarımız içerisinde olmasına rağmen uluslararası su muamelesi gördü. Oradan gelecek gelirimizi kestiler. Esasında ellilerde bitmesi gereken yirmi yıllık antlaşma olan Montrö Boğazlar Sözleşmesini devlet adamlarımız iptal etmemişlerdir. Güçlü devlet olmadığımız için Rusların sıcak deniz hayalleri yeniden depreşir diyerek antlaşmayı bugüne kadar getirmişlerdir. Önlem almışlardır. Adaları Yunana peşkeş çeken İsmet İnönü Lozan’ı zafer diye anlattı. İzmir’in tam karşısındaki adalar nedense bize ait değil. Kukla devlet Yunanistan Atina’dan kaç km uzaktaki adalar için benim diyor. ABD, İsrail’e oralarda üs kurdurup, silah yığarak bizi kuşatıyor. Burnumuzun dibindeki adalar milli güvenlik ve egemenlik açısından tehlike arz ediyor. Çünkü bize ait değiller. Lozan yutturdukları en büyük zokaydı*Devi zincire vurmuşlardı.

 Cumhurbaşkanımızın “Diklenmeden Dik Duran” siyasi terbiyesiyle pasaportumuz itibar görür oldu. Akdeniz’e ABD, İsrail ve AB’ni gömdük. Artık onlara uşaklık edenlerin yönettiği Türkiye geride kaldı. Bizim doğal kaynaklarımızı, egemenlik sahamız olan denizlerimizi bize kuruş vermeden sömürüp, kullanmaya kalktılar. Devlet büyüklerimiz “hop dedik birader” diyerek kim olduğumuzu yeniden hatırlattı. Allah Selçuk Bayraktar’dan razı olsun. Geliştirdiği İHA, SİHA ile diplomaside, terörle mücadelede çığır açtı.

ARTIK KANAYAN YARAYA PANSUMAN YAPILMIYOR

PKK terör örgütüyle mücadelede yeni konsept son derece etkili. Eskiden yara kanayınca pansuman yapıp üzeri örtülürdü. Şimdi yaraya ameliyat yapılıyor. Devletimiz Fırat Kalkanı, Barış Pınarı  gibi sınır ötesi operasyonlarında sınırlarımızdan YPG/PKK/PYD gibi Amerikan köpeği kahpeleri temizlerken bir anda Putin’in engellemesiyle operasyonlar durmuştu. Bu hainleri koruyorlardı. Rusya, Amerika ve diğerleri koruyordu. Eğer ilerlemeye devam etseydik hepsinin işi bitmişti. Sahipleri müsaade etmedi. Operasyonlarda ilerleme sağlanıyordu, nefes aldırmıyorduk ki operasyonlar durdu. Bunun için biraz kızmış, sinirlenmiştim.  Fakat öyle aziz bir devletimiz, devlet büyüklerimiz var ki bu kahpelerin sevinçlerini kursaklarında bıraktı. Aradan geçen zaman içinde bir gece ansızın geldik. Pençe-Kartal, Pençe- Kartal operasyonlarıyla inlerine girdik.

EL PENÇE DİVAN DURAN KUKLALAR ARTIK YOK

Allah’ın emri başörtüsünün düşmanı Ecevit’in Clinton’un önünde el pençe divan durduğu, İslami hassasiyetleri dolaysıyla Erbakan’ın dışlandığı, susturulduğu, yasaklandığı gayri İslamilerin çeşitli bahanelerle yönettiği krizlerle oyalanan, gelişmeyen, geliştirilmeyen, gelişmesine müsaade edilmeyen “Kukla Türkiye” artık yok. Sizin oyunlarınıza bulduğunuz yeni figüranlar Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan… Türkiye alayına karşı hepsine yetiyor elhamdülillah.

DEVLETİMİZİN CANI SAĞOLSUN

Sağlığın iyi değilse kendini nasıl savunabilirsin? Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımı “ ruhen ve bedenen tam bir iyilik hali” olarak tarif edilir. Devlet büyüklerimiz devletin bu ruh ve beden bütünlüğünü ilk olarak ülke içi güvenlik ve istihbaratta gerekli önlemi almıştır. Tekrar ile ifade edelim. Ülkemizi korumak ve ileriye daha sağlam adımlarla basmak için önce devlet otoritesinin içte de güçlü olması lazım. Bunu sağlamak için lazım olan yasalar çıkarılmıştı. Avrupa’nın içteki hainlere daha rahat ihanet etmesi için vazgeçin dediği yeni Terör yasası çok iyi oldu. Sonra İç güvenlik yasası değişti, Mit yasası değişti. Bugünlere kolay gelmedik.

Allah devletimize, devlet büyüklerimize, milletimize zeval vermesin. Yazımı Üstadın şu dizeleriyle bitiriyorum.

İnsan kaçarsa itler saldırır emmi,

Dik duran insan iti yıldırır emmi,

Hele bir yiğitçe hücum eyle de gör,

İtlerde, sahibi de çıldırır emmi.

Abdurrahim Karakoç

 

*Not: Tarih dersten öğrenilmez, koskoca geçmiş iki yüz sayfalık satılara nasıl sığsın.  Araştırarak, sahih kaynaklar karıştırarak, güvenilir tarihçilerin kitaplarından yapılan alternatif okumalar vasıtasıyla öğrenilir.

 

Selam ve dua ile

Bu yazı toplam 10065 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim