• BIST 102.494
  • Altın 226,886
  • Dolar 5,3169
  • Euro 6,0285
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

TÜRKİYE YOL AYRIMINDA

Serdar  Kayhann

Türkiye Cumhuriyeti büyük bir yol kavşağında. Ya büyümek- atılım yapmak zorunda yahut gerilemek ve sönmek zorunda.  Bunun dışında bir orta yol gözükmüyor. Zira içinde bulunduğumuz coğrafya bize bu şansı vermiyor. Etrafımıza ve yaşananlara bakarak bunu kolaylıkla görebilmek mümkün. Bir başka ifade ile bu düzenin böyle devamı imkansız gibi.

Peki Türkiye bu atılımı nasıl yapacak?

 Cevap: Dünyaya model olma iddiası ile. Zira ilk başta adalet ve bilim gibi yani dünyanın en geçerli itibar kriterlerine el atarak...Bir şeyi isterseniz kafanızı bilginizi ve gücünüzü ona ulaşmak için seferber edersiniz ve ortaya bir sinerji oluşturursunuz: Dünün Almanyası ve bugünün Çini iyi bir modeldir bu konuda..  Sizin ordunuz ve maliyeniz güçlü olabilir lakin adalet ve bilimde geri iseniz bunu sürdürebilir yapamazsınız. Bir nevi ülkelerin enerji santralidir bu ikili.

Peki bu atılımı nasıl yapabacağız?  Çıtayı inanılmaz derecede yükselterek. Yani Türkiye adaletini sadece kendine yetecek kadar değil tüm dünyaya model olabilecek herkesin gıpta ettiği bir model haline getirmek zorunda. Zaten Avrupa Birliği ile kopma noktasına gelen ilişkiler nedeniyle bir çıkış yolu bulmak ve başka ittifaklar için model olmak ayrı bir önem haline gelmiştir.. Biz en büyük itibarı bununla elde edebiliriz.

 Başka milletlerin bu ülkede yaşamak için can attığı bir ülke haline gelirsek hem itibarımız yükselir hem düşmanlarımıza korku verir hem büyük bir sinerji yakalamış oluruz..  Eğitim hakeza. Zaten eğitim başlı başına bir sorun şu anda. Bu güne kadar genlerimize ve karakterimize uygun bir eğitim modeli oluşturamamanın şaşkınılğı içindeyiz. Onlarca eğitim şurası yapılmasına rağmen bir türlü arabayı otoyola koyamamak gerçekten vahim.  Bu acı tablo ile daha fazla bu şekilde yürümemiz mümkün değildir.

Bunu nasıl yapacağız?

ADALETİ İHYA DEVLETİ İHYADIR

Öncelikle bütün potansiyel öz varlıklarımızı bu konuya seferber ederek.. Temel her konu için çok geniş katılımlı komisyonlar kurarak. Adalet, Eğitim, maliye, bilim, güvenlik istihbarat vs. konularında belki yüzlerce uzmandan oluşacak etkili ve radikal komisyonlar kurulmalı. Üniversitelere ödev verilmeli. Başta kendi tarihimiz olmak üzere Tarihten bugüne tüm devlet modelleri taranmalı. Bize en uygun modeller belirlenerek içinden ayıklamalar yapılmalı ve bize en uygun modeller bulunmalı. Örneğin bu güne kadar kriz dönemlerini hariç bırakırsak bu ülkede bir tasarruf politikası oluşturulmadı. Öncelikle buna yönelmeliyiz. Tasarruflardan elde edilen gelir tamamen eğitim ve bilime aktarılmalı. Gerekirse bize lokomotif olacak bilim adamları ve eğitimciler bu ülkeye transfer edilmeli.

Bir atılım kuşağı oluşturmalıyız.  Sonraki medeniyeti inşa edecek kadrolar kurabilmeliyiz. Zira bir medeniyetin sürekli olabilmesi için sonraki medeniyet ustalarını inşa etmek zorunluluğu var. Bugünün kadroları bugünün sorunlarına çare olamazken yarının devasa sorunlarına nasıl çare bulabilirler ki. Liyakat ve hakkaniyeti bir odak haline getirmeliyiz. Şeyh Edebali’nin insanı yaşat ki devlet yaşasın şiarını düstur edinmeliyiz memnuniyet barometresini elimizden düşürmeden.

 

İnsanlar meslekte ve ticari hayatta yükselmenin tek yolunun bilgi ve beceri olduğuna inanmak zorundalar. Aksi durum çalışmanın yerini kurnazlık ve manipülasyon eylemine bırakır ki bu, medeniyetlerin iflas sebebidir zaten. Zira böyle bir ortamda çalışmak anlamsızlaşır ve insanlar atalet içine düşerler..

Bu bağlamda 2023 hedefine yönelen Türkiye büyük bir vizyon geliştirmeli. Her bireyi bu dava iklimine  dahil etmeli.. Herkesin elini taşın altına koyabileceği bir atmosfer oluşturmalı. Kimde ne yetenek varsa onun devleti için ortaya koyacak imkanlara sahip olmalı.  Tabandan tavana yükselen bu fikir ve eylem birliğini aktifleştirdiği kanallar aracılığı ile somut projelere dönüştürmeli  ve ülkeye makas attırılmalıdır..  Aksi takdirde düşmanlarımız bize daha güçlü meydan okumaya, dostlarımız ise bizden uzaklaşmaya başlarlar.

Bunu önlemenin yolu tüm oyunları bozacak ve kendi oyunumuzu ve oyun kurallarını ortaya koyacak derecede güçlü olmaktan geçer... Güçlü olmanın yolu ise çıtayı Türkiye ölçeğinden çıkarıp küresel ölçeğe taşımaktır.  

Unutmayalım ki zorlukların göbeğinde fırsatlar yatar.

Sağlıcakla...

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim