• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

Taht Kavgasının Perde Arkası : ARAMCO

Abdulaziz ÖZTÜRK

Suudi Arabistan siyasi tarihine damgasını vuran ‘ yolsuzluk ve rüşvet soruşturması’ kapsamındaki operasyonların Suudi Arabistan içerisinde ve Dünya Kamuoyunda yankıları yeni haberler ve operasyonlarla sıcaklığını koruyor.

Lakin Suudi Arabistan Krallığı’nın kapalı bir kutu olması ve mevcut haberlerin devlet televizyonundan yayınlanması gelen haberlerin sıhhat derecesi hakkında muammasını koruyor.

Dün dünya haberlerinde çok farklı başlık ve değerlendirmelerle Suudi Arabistan operasyonu değerlendirildi. Bunlara devlet başkanlarının ve hükümet sözcülerinin mesajları da eklenince operasyonun ayrıntıları biraz daha netlik kazanmaya başladı.

Operasyonu değerlendirmeden önce Aramco sürecinde Prens Muhammed bin Selman’ın yükselişini incelemek süreç açısından çok önemlidir.

Aramco Planı 2015 yılında uygulanmaya konuldu ve o dönemde 2. Veliaht Prens olan Muhammed bin Selman Aramco Şirketi’nin yönetim kurulu başkanlığına getirildi ve ilk açıklamasında şunları söyledi: “Eğer Aramco'nun yüzde 1'i, yalnızca yüzde 1'i halka arz edilirse bu yeryüzündeki en büyük halka arz olacak” dedi.

Hedefte ise  “Suudi Arabistan'ın yıllar boyunca petrole bağımlı olması nedeniyle diğer yatırım sektörlerini etkilendiğini ve devletin, mali gelir olarak petrole bağımlılıktan kurtulmanın zamanı geldi artık” ifadelerini kullanarak siyasi açıdan ciddi bir ivme kazandı.

Mayıs 2016 yılında 2030 vizyonu ile reformist çıkışlar yapan Prens Selman halk nezdinde ciddi itibar aile içerisinde ise ciddi rahatsızlık çıkarmaya başladı ve Haziran 2017 ‘de Veliaht olarak tayin edilmesi ile ülke de resmen Prens Selman’ın otoritesi sağlamlaştırılmış oldu.

Siyasi tırmanışı hızlı bir şekilde gelişen Prens Selman taht yolundaki engelleri aşabilmesi için arkasında Kabile ve zengin işadamlarını alması gerekiyordu. Ama bu süreçte alamadı. Çünkü işadamlarının büyük çoğunluğu ya Kral Fehd’in oğullarıyla ya da Kral Abdullah’ın oğullarıyla ortaktı. Bununla birlikte siyasi görevi olmayan Prens Velid bin Talal ülkenin medya Kralıydı.

Uzun vadeli ve planlı bir programın ardından önce Aramco başkanı ve ardından da Veliaht Prens’liğe kadar yükselen Muhammed Bin Selman nokta atışı yaparak ilk olarak muhalif prensleri ülkeye davet etti ve yurt dışı çıkış yasağı ile saray hapsine atıldılar ve ardından bazı generallerin yerleri değişti. Özellikle olağanüstü yetkilerle vazifelendirilen Veliaht Prens Pazar günü operasyonu ile otoritesini sağlamlaştırmayı başardı.

İslam alemi gerek Saad Hariri’nin istifası ve gerekse Yemen’den atılan balistik füzelerle İran-Suud savaşına ramak kaldı yorumunu yaparken ABD Başkanı Trump’ın sıcağı sıcağına  Suudi Arabistan devletine ait petrol şirketi Aramco ile ilgili attığı Tweet perde arkasını biraz daha araladı. Trump, mesajında, "Suudi Arabistan'ın Aramco'nun ilk halka arzını New York borsasında yapması bizi çok memnun eder. Bu ABD için önemli" ifadelerine yer verdi.

İngiltere ve ABD bir süredir Aramco'nun halka arzına ev sahipliği yapmak için savaşıyordu. İngiltere Başbakanı Theresa May,yıl başındaSaudiAramco'nun yöneticileriyle bir araya gelmiş, nisan ayında Suudi Arabistan'a yaptığı ziyarette de Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el Falih ile görüşmüştü.

Suudi Petrolündeki Amerikan-İngiliz Savaşı bu kadar net ve açıkken Amerika NewYork Times’daki bölünmüş haritayı servis etmesi ve bölgenin siyasi yapısının değişiceğini kaleme alması Suudi Arabistan Petrol devi Aramco’nun New York borsasını kabul etmesi için açık bir tehdit olduğunu anlamalıyız. Küresel bir savaşta emperyalist iki güç arasında sıkışıp kalan  Suudi Hükümeti tercih yapması gerekecek. Ya Suudi hanedanlığı içerisinde bir taht savaşı ya Veliaht Prens’e suikast girişimi ya da bölgesel bir iç savaş Arabistan’a  dikta edilecek.

Emperyalist güçler ile Tahtını sağlamlaştırmak isteyen bir iktidar için ne Yemen’deki kolera salgını  ne Suriye’deki vahşet ne de Irak’taki  mezhep savaşı  Prenslerin veyahut iktidar sevdalısı insanların rahatlarından ve yaşamlarından herhangi bir şeyi değiştirmeyecektir. İslam  alemindeki akan kan ,göz yaşı ve salgın hastalıklar bir müddet daha devam edeceği aşikardır.

‘Ey İslam ümmeti! Açın gözlerinizi, diyoruz. Rabbim hem gözleri hem de kalp gözü açık olan, birbirlerine sıkıca kardeşçe kenetlenen ve sorunlarımızın çözümü için adaletten başka yol aramayan kullarından eylesin. Rabbim birlik ve kardeşliğimizi pekiştirsin. Üzerimizde ki bu musibetleri kaldırsın.’Amin

Bu yazı toplam 491 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim