• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

ŞEKER SEKTÖRÜ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MODELİ

Levent BENLİ

Stratejik bir ürün olan şeker ve şeker pancarı Türkiye de 1926 yılından bu tarafa  milli ve yerli üründür. Ülke ekonomisine kattığı katma değer ve Türk tarımında lokomotif görevi ile çiftçimize ve sanayimize çok katkıda bulunmuştur.

Şeker sanayi ve şeker pancarı tarımının sürdürülebilirliği için sektörün kendini güncellemesi gerekiyor.

 

Özelleştirmeler bir fırsat olabilecek mi?

Türkiye şeker sanayinin doğru yönü bulması için yol haritası ne olmalı?

 

Türkiye’de hali hazırda 3 milyon 151 bin tonu pancar şekeri, 990 bin tonu nişasta bazlı şeker olmak üzere 4 milyon 142 bin ton şeker üretim kapasitesi mevcuttur. Pancardan şeker üreten 33 şeker fabrikasının günlük pancar işleme kapasitesi 155 bin 550 ton’dur. Şeker fabrikalarında kapasite kullanım oranları ve kampanya süreleri verimliliği doğrudan etkileyen önemli kriterlerdir.

Verimli bir şeker fabrikasının 100-130 gün kampanya süresi ve günlük 10-15 bin ton pancar işleme kapasitesi ideal bir fabrika için uygun olduğu, mevcut girdi ve şeker fiyatları açısından olması gerekendir.

Hammaddenin yani şeker pancarının da ortalama 50 kilometre bir mesafede üretilip merkezde toplanarak 30 gün bekleme süresi ile işlenmeye alınması (İlk giren ilk çıkar silo kuralının işletilmesi) esası şeker pancarı işletmeciliğinde ideal olan durumdur.

Şeker sanayinde sürdürülebilir işletmecilik de üretim maliyetleri, Enerji % 7-10, Personel % 4- 5, İşletme masrafları % 5-7 ve hammadde % 50 oranını üzerinde olmaması, mevcut ekonomik şartlarda olması gereken olduğunu düşünüyorum.

Şeker pancarı tarımında; tarımsal mekanizasyon artırılarak, bölgelere uygun tohum seçilerek, topraklara en uygun gübre kullanılarak ve etkili tarımsal danışmanlık verilerek çiftçi verimi artırılmalı. Özellikle mevcut; ekim, çapa ve söküm işleri Avrupa ülkelerinde olduğu gibi yeniden dizayn edilmelidir.

 

AB Şeker Reformu nasıl gerçekleşti?

1 Temmuz 2006 yılında yürürlüğe giren AB şeker rejimi, yüksek maliyetli üreticilere üretim kotalarından feragat ederek ve zararını tazmin etmek karşılığında sanayiyi terk etme şansını sunarak şeker üretimini daha uygun maliyetli bölgelere taşımayı hedefliyordu.

2006 yılı AB şeker reformundan sonra, şeker üretim kotaları İtalya, İspanya, Yunanistan’da önemli şekilde azalırken, şeker üretimi İrlanda, Letonya, Slovenya, Bulgaristan ve Portekiz olmak üzere 5 üye devlette tamamen durmuştur. Sonuç olarak; şeker üretiminde lider üye devletlerin üretim miktarları daha da büyümüştür. Fransa, Almanya, Belçika, Polonya, Hollanda şeker üretimi artan üye devletler arasında olmuştur.

Reformun en önemli sonucu, azalan şeker fabrikası ve mahsul alanından önemli ölçüde daha yüksek, şeker/ şekerpancarı verimi elde edilmesi ile birlikte sanayinin küçülmesidir.

2006 Reformu öncesi Şeker pancarı fabrika sayısı 189 dan 109 a hızlı bir şekilde düşmüştür. 80 adet fabrika kapanmıştır.

2.2 milyon hektar olan şeker pancarı ekim alanı 1.7 milyon hektara düşmüştür.

Ortalama şeker pancarı verimi 80 ton/hektara çıkmıştır. (Türkiye’de 60 ton/hektar)

Şeker verimi 9 ton/hektardan, 12 ton/hektara çıkmıştır. (Türkiye’de ancak, 8 ton/hektar)

Şeker üretimi dönem boyunca % 20 düşerken, Etanol üretiminde kullanılan şeker pancarı miktarı 5 milyon tondan 9 milyon tona çıkmıştır. (Türkiye’de Şeker pancarından Etanol üretimi Sadece Çumra şekerde mevcut.)

AB 2006 şeker reformu ile, Şeker pancarı tarımı verimli bölgelere taşınırken, verimsiz ve düşük kapasiteli şeker fabrikaları kapatılmış, şeker fabrikaları yüksek kapasiteli ve yan ürünleri değerlendiren tesislerle desteklenmiş verimli hale getirilmiştir.

Ülkemizde  şeker üretiminin büyük bölümünün özel sektöre geçtiği bu yeni dönemde, Şeker pancarının çok ekildiği ve kaliteli olduğu bölgeler ile yüksek pancar işleyen fabrikaların şansı yüksek görülüyor.

 

Bu yazı toplam 1038 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim