• BIST 91.074
  • Altın 214,369
  • Dolar 5,3306
  • Euro 6,0701
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 7 °C

ÖZELLEŞTİRME SONUNDA ŞEKER SEKTÖRÜNÜN DURUMU

Levent BENLİ

2018 Nisan Mayıs aylarında 14 Şeker Fabrikasının özelleştirilmek üzere satılması ile Türkiye'de şeker sektörü yeni bir sürece girmiştir.

Türkiye de 1926 yılında Uşak Şeker Fabrikasının temelinin atılması ile başlayan ve günümüzde 33 şeker fabrikası ile şekerin yurt içi tüketiminin yurt içinde üretilmesi üzerine tamamen yerli ve milli bir yapı oluşturulmuştur.

Şeker fabrikaları hizmet verdiği her bölgede sosyal ve ekonomik olarak lider olmuş, tarımda ise gübrelemeyi, münavebeyi, tarımsal ilaçlama ve mekanizasyonu Türk çiftçisine öğreten kurum olmuştur. Sanayiye dayalı tarımın örneği ve lideri olmuştur.

1992'den sonra Konya Şeker, Kayseri Şeker, Amasya Şeker ve Adapazarı Şeker fabrikaları Pankobirlik aracılığı ile şeker pancarı çiftçilerinin yönetimine devredilmiştir. Bu yeni süreç özellikle Konya şekerin Çumra Şekeri yapması, Kayseri Şekerin de Boğazlıyan Şekeri yapması ve kendi fabrikalarını da yüksek kapasiteye taşımaları, yüksek kârlılığı ve verimliliği beraberinde getirmiştir. Bu kârlılığı da kendi çiftçilerine yansıtmaları Konya ve Kayseri çiftçilerini devlete yani Türkşeker çiftçilerine göre daha verimli bir duruma getirmiştir.  Şu an için Konya ve Kayseri Şeker fabrikaları sektörünün iki güçlü aktörü durumundadır.

Devletin sahip olduğu 25 Şeker fabrikası ise 1995'ten bu yana özelleştirme kapsamında olması nedeniyle yatırım ve yenilenme imkanı bulamamış, personelinin motivasyonu bozulmuş, ekipman açısından çok zayıf düşmüştür. Bu durum da verimsizliği, dolayısıyla zararı da beraberinde getirmiştir.

Şeker, devletler için stratejik bir üründür. Dünya borsalarında şeker, yerli üretime göre yarı yarıya daha ucuzdur. Ama perakendede dünyada hiçbir ülkede şeker bizden ucuz değildir. Şeker sektörümüz Milli ve Yerlidir. Kendi haline bırakılmayacak kadar da önemlidir.

Şeker sektörünün şeker pancarı açısından (nişasta bazlı şekerler hariç)

Türkiye'de;

- 2.6 milyon ton şeker üretimi yapılır

- 320 bin hektarda pancar tarımı yapılır

- 4.1 milyar dolar katma değer üretir

- 6.3 milyon ton küspe üretilir

- 800 bin ton melas üretilir

- 60.000 tarım işçisine istihdam sağlar

- 250.000 çiftçi ailesine istihdam sağlar

- Nakliye sektörüne doğrudan katkı sağlar,

Bu sebepler ve daha birçok yararlarından ve kırsal istihdamı sağladığından kentlere göçü engellemektedir. Şeker sektörü oluşturduğu istihdamın yanı sıra, tarımsal girdiler, tarım makineleri, nakliye, gıda işletme, toptan satış, perakende gibi piyasalarda önemli katma değer oluşturur.

1.5 milyon pancar üreticisinin kooperatif çatısı altında örgütlenmiş oluşu, bu çiftçilerin sözleşmeli tarım yapıyor olması, devletin şeker üretimindeki rolü, özel sektörün şeker üretimindeki varlığı, pancar üretiminde çalışan nüfusun çokluğu, şekerin stratejik bir ürün olması şeker sektörünün sürdürülebilirliğini garanti altına almasının yanında, şeker fabrikalarının verimli çalıştırılması sektörün sürdürülebilirliği için çok önemlidir.

 

Peki şeker fabrikaları verimli çalıştırılabiliyor mu?

    Mevcut şeker fabrikalarımızın üretim maliyetlerini göz önüne aldığımızda; hammadde giderleri % 60, Enerji giderleri %12, personel giderleri % 8 ve genel giderlerde % 5 civarında olduğundan hareket edersek,

    Hammadde giderleri yani şeker pancarı maliyetleri iyi analiz edilmelidir. Fabrikalar için En fazla gider olan Şeker Pancarının üretim maliyetinin düşürülmesi verimin arttırılması, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ile mümkündür. Bunun içinde tarımsal mekanizasyonun geliştirilmesi çapa, söküm işlerinin makineleşmesi, sulama ve gübrelemenin bilinçli yapılması dekardan 8 ton, şeker oranının da 18 ve üstü olması hedeflenmelidir ki, çiftçi para kazanabilsin.

Taraflar çözümü sadece şeker pancarı taban fiyatında aramamalıdır.

    Şeker fabrikalarının hammadde temininde, pancarı bozmadan çiftçilerle organizeli bir şekilde pancarı işlemeye almaları önemlidir. Sözleşmeli tarım yapılan pancarın tarla hazırlığından, ekime, çapadan söküm organizasyonuna kadar teknik elamanlarca takip edilmesi ürünün kalite ve veriminde önemlidir.

    Mevcut düşük kapasiteli fabrikaların, kapasitelerini arttırmanın kayıpları azaltacağı ve işletme maliyetlerini düşüreceği bir gerçektir.

    Şeker fabrikalarının yan ürünleri olan melas ve küspenin değerlendirilerek, alkol biyoetanol tesisleri ile katma değer oluşturmaları kısa vadeli hedefler olmalıdır.

    Ülkemiz 2,6 milyon ton şeker üretim yaparken; pancar çiftçisini küstürüp alternatif ürünlere kaçmasına müsaade etmemek gerekiyor. Fabrikaların verimli çalışabilmesi için şeker pancarı teminini iyi organize etmek, fabrikaların kapasitelerini arttırarak ve yan ürünlerin (melas, küspe) katma değerli ürünlere dönüştürecek yatırımların devreye alınması gerekiyor.

      Bu sektör üretemez duruma gelirse 2.6 milyonluk bir Pazar durumuna düşeriz. AB ülkelerindeki büyük şeker şirketlerin ürettikleri şekeri satmak için yakın pazar arayışında olduğunu görmemiz gerekiyor. Tarımda, sanayide, nakliyede, hayvansal yemde, kırsaldaki istihdamda önemli katma değer oluşturan Şeker pancarını ve şekeri iyi yönetmeliyiz.

Bu yazı toplam 1842 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim