• BIST 94.682
  • Altın 222,720
  • Dolar 5,6803
  • Euro 6,5153
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 11 °C

MENTAL SERMAYE

Ebubekir Bağcı

Hep şikâyet hep şikâyet fakat elden ne gelir. Galiba bizim kaderimiz bu. Diğerleri üretir, biz tüketiriz. Çünkü yıllardır tüketmeyi öğrenmişiz. Yıllar önce cephelerde savaşan aziz milletin torunları olarak hep tüketmeye programlanmışız. Ne zaman içimizden bizi ileriye taşıyacak proje üreten insanlar çıkmış hep hüsran hep hüsran.

Hazerfen Ahmet Çelebi ile başlayalım. Dünyada uçan ilk insandır. Kuşların uçuşunu izleyerek tarihin en önemli buluşunu gerçekleştirmek için yaptığı aracın kanatlarının dayanıklılığını test etmek için Okmeydanı’nda deneyler yapmış. Ahmet Çelebi, Leanordo da Vinci’nin uçma çalışmalarından çok önce ki çalışmalarında, kendinden çok önce deneyler yapan İsmail Cevheriden etkilendiği düşünülmektedir. Galata Kulesinden kuşkanatlarına benzer bir araç takıp kendini boşluğa bırakan Ahmet Çelebi İstanbul Boğazını geçip 6000 metre ötedeki Üsküdar Doğancılara inmiştir.

Ahmet Çelebiye padişah önce bir kese altın vermiş, daha sonra sürgüne göndermiştir. Türk Havacılık Tarihinin önemli isimlerinden biridir.

Hezarfen Ahmet Çelebiden 154 yıl sonra Polonyalı bir esir, kendi yaptığı balonla İstanbul’dan kaçtığını görenler, mahalle kahvelerindehayran hayran birbirine bakarak anlatırken “Gavur İşi” demişler. Şimdi onu diyenlerin torunları o “Gavur İşi” ürünleri kullanıyor. Çünkü “Müslüman İşi” üretim yok. Dünyanın en değerli markaları içinde kaç tane Müslüman var. AVM’lerde bulunan markaların kaçı Türk yâda kaç tanesi bu ilk on marka içinde yer alıyor.

Daha birçok var ama biz havacılardan örnekler verelim.

Vecihi Hürkuş’u anmamak olmaz. Hani şu Şener Şen’in canlandırdığı Gülen Gözler filmindeki Vecihi karakteri, yıllarca Türklere izlettirilerek güldürülen, eğlence malzememiz olarak güldüğümüz Vecihi. Aşkından yapmadığı maskaralık yok. İşte aslında o karakter gerçek hayatta Hazerfen Ahmet Çelebi gibi Cumhuriyet tarihimizin en önemli ismi. Onunda yaşadıkları Haazrfen Ahmet Çelebi’ye benzer.

İlk Yerli Uçağı yaptı. Yaptığı uçak ve uçuşlar için belgesi olmadığı için çalışmalarını ilerletemedi. Bunca zorluğa rağmen 12 pilot yetiştirdi. Atatürk döneminde yaptığı çalışmalar havacılık için önemli ama en önemli çalışmalardı. Ödüler aldı ama sonu hüsranla bitti. Maaşı kesildi. Aldığı ceza uzun bir ev hapsi oldu.Çekoslakyavalılar fark etti. “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazılı bir pankartla ödüllendirilerek uçuş izni aldı.  Vecihi Hürkuş’u araştırın.

Bugüne bakalım. Aziz Sancar ve niceleri neden bu ülkede hala çalışamıyor. Daha birkaç gün önce lise öğrencilerinin yaptığı proje TÜBİTAK tarafından belge eksik diye geri çevrildi. Değerini bilen Amerika öğrencileri davet etti. Yine Aziz Sancar’a ödülünü Amerikalılar veriyor. Amerikalılar ve Avrupalılar Arapların petrolünü, doğalgazını gasp ederken, bizim “Beyinlerimizi” kullanıyor. Anlatacak çok şey var ama neyse.  Biz “Mental Sermayemizi “ kullanamıyoruz. Bizim toplumu ihya edecek muasırlaştıracak insanları hep başkaları özellikle batılılar kapışıyor. Biz hala onlardan almaya devam ediyoruz.

Kameralardaki yüz tanıma sistemini geliştiren Sadi Vural Japonya’da çalışmalarına devam ediyor.  Anlayacağınız biz bu kafayla Avrupa ülkelerinden daha çok kovuluruz. İçimizde “Mental Sermayemizi” besleyecek çok insan var.

Osmanlı dönemindeki önemli yazar, şair, akademisyen ve bilim adamlarının yaptığı “Faydalı İşler” nedeniyle cezalandırılması hala devam ediyor. Türk Hava Yolları hava sektöründe lider evet ama kullanmaktan daha önemli olan üretmektir. Ayıya, maymuna motor ve bisiklet kullanmayı öğretirsiniz ama üretmesini öğretemezsiniz.

Airbus firması Türklerin olsa ne olurdu.  Osmanlı döneminden itibaren “bizi uçuracak” insanlar cezalandırılmaya başlanmış. Şimdi uçamadığımız için sürünüyoruz. Airbus S.A.S şirketi 1970 yılında Fransız-Alman ortaklığıyla  kuruldu. Onlardan çok önce Vecihi Hürkuş zaten kendi uçağımızı yapmıştı. Bize Vecihi Hürkuş’u unutturdular. Adını kaç kişi bilir, yaptığı “vatan hizmetinden” kaç vatandaşın haberi var. Cahil denince bunu hakaret ve aşağılamak olarak kabul etmeyin. Doğrular her zaman acıdır. Cumhuriyetin il zamanlarında Avrupa’dan gelen bir ekip Türk toplumunu günümüzün deyişiyle “Toplum Mühendisliği” ile halkı değiştirmek ”Modernleştirmek” için on yıl çalışmayı planlarlar. Türkiye’ye gelirler ve beş yıl dolmadan giderler. Neden hemen gidiyorsunuz dediklerinde “Bizim pek bir şey yapmamamıza gerek kalmadı” cevabını verirler.

 

Bu yazı toplam 58256 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim