• BIST 110.022
  • Altın 365,758
  • Dolar 6,7790
  • Euro 7,6701
  • Kayseri 25 °C
  • Ankara 27 °C

KUR’AN-I NASIL OKUMALIYIZ?-1

Aşık Nur Cihan-Zekeriya Karadoğu

Ramazan Kur’an Ayıdır (Kuran İle Kurulma-İnşa)
Ramazan Furkan Ayıdır (Hakkı Ve Batılı Farketme)
Ramazan Gufran Ayıdır (Namaz Niyaz Ve Naz İle Bağışlanma)
Ramazan Hicret Ayıdır (Batıldan Hakka, Şirkten Tevhide Geçiş)
• Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin 40 yaşında nübüvvetle, risaletle müjdelenmesiyle, peygamberliğinin izhar edilmesiyle, açığa çıkışıyla birlikte Âdem (a.s.)’dan müteselsilen, Resûlullah (s.a.v.)’e kadar gelen bütün nebilerin, resûllerin ve velayet sisteminin içeriği bir bütünlük arz ederek Kur’an da cem olmuştur.
• İlk emri; “oku!” Olan bir din-i mû bin-i islâm ile okumayı, öğrenmeyi, eğitimi, tatbikatı öne alan yaşantıyı nizamlayan, hayatımızın her alanına, her safhasına nüfuz eden, yön-yol gösteren, bizi mes’ud edecek, mutlu edecek, sevindirecek, iç dünyamızı tatmin edecek bütün gerekleri Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz Kur’an’la beyan etmiştir.
• Bu noktada Kur’an’la insan arasında bir bağlantı vardır. Kur’an; insanın dürülmüş yani fiil, sıfat, esma ve zat olarak, Allah ile kulun irtibatını, birliğini, beraberliğini en güzel şekilde ifade eden, kul ile rabbı arasında yani yaratan ve yaşayan arasındaki bütün teşkilatı, hissiyatı, bağlantıyı, aklen, kalben, vicdanen, ruhen Allah ile kulun her noktada manevi birliğini en güzel şekilde sunan bir eser, bir kitap olarak ortaya çıkar.
• Dolayısıyla; İnsan = Kur’an, Kur’an = İnsandır. (İnsan: Hz. Muhammed S.A.V. Efendimiz, Yani İnsan-I Kebir…)


KUR’AN-I AZİMÜŞŞAN; EFENDİMİZ S.A.V.’İN LİSANINDAN, İNSANLIĞA SUNULMUŞ EN BÜYÜK HEDİYEDİR 

• Bu anlamda Kur’an; insanı anlatır. İnsanın tâbiatını, tabii hâldeki orijinal yaşantısını, fıtri yaşantısını, ezel çıkışını, ebet varışını, evvelini-ahirini, zahirini-batınını anlatır. 
• Yani iç dünyadaki Kur’an’ı anlayamayanlar için Kur’an-ı azimüşşan bizzat harfe, sese, söze dönüşerek, “kelâm-ı gâdim” olarak bir takdim, bir sunuşla bütün insanlığın istifadesine Resûlullah (s.a.v.) ile sunulmuştur. 
• Efendimiz (s.a.v.)’le sunuluşunun hikmeti; yaratılmışların eşrefi, şereflisi, Allah’ın da Habibi olması, cemaline mazhar olması, gelmiş-geçmiş bütün nebilerin ve resûllerin en eftali, en hayırlısı, manevi olarak da rûh-ûl âzam, babaları olması hasebiyle, Allah’ın Habibinden, sevgilisinden, O’cc nun sevgisini, aşkını, muhabbetini, kullarına olan düşkünlüğünü, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin lisanından Cenab-ı hakk, bizlere sunuş yapmıştır.


HZ. KUR’AN İLE HZ. İNSAN İKİZ KARDEŞTİR
• Kur’an’ı, özü, manası, hakikati, ayetlerin içerisine yüklenen hakikatler ve mana derinlikleri itibariyle açtığımız zaman, insanla Kur’an arasında birebir örtüşme olduğu müşahede edilir. 
• Bu anlamda insanın büyük bir kâinat olduğu ve bu büyük kâinatı da okuyabilmesi için, anlayabilmesi için de kâinat kitabı olan Kur’an-ı Azimüşşan önümüze sunulmak suretiyle hem zahiri hem de batıni olarak tatmin olma yoluyla bir sunuş gerçekleştirilmiştir. 
• Dolayısıyla Kur’an; insanı anlatır. Hangi insanı anlatır? Allah’ın insanını, Allah’ın halifesini, Allah’ın sevgilisini, Habibini, örnek insan olan Resûlullah (s.a.v.) Efendimizi anlatır.
Kur’an-ı azimüşşan; güzel ahlak manzumesi ve ruhaniyetimizin elbisesidir.
• Kur’an; bütünlük olarak güzel ahlâk manzumesidir. Hz. Aişe (r.a.)’In: “Efendimiz s.a.v.’in ahlâkı, Kur’an ahlâkıdır” sözü buna delildir.
• Kur’an; ruhaniyetimizin elbisesidir. Yani nasıl bir gül’de güzellik var, koku var; sebzede, meyvede hazz-ı manevi var, tat var; “Kur’an da; insanın gönlünün, özünün tadıdır.”
• Bu tat, hem izhar olmuş, açığa çıkmış, “aynı zamanda da her insanın sinesinde kodludur”. Şâyet böyle olmamış olsaydı insanın Kur’an’ı hıfzetmesi, hafızasında tutabilmesi, hâfız olabilmesi mümkün olmazdı.


KUR’AN TEFEKKÜRLE OKUNMALI VE BANA NE DİYOR DEMELİYİZ; KENDİMİZE OKUMALIYIZ, YANİ KENDİMİZİ GÖRMELİYİZ …
• Kur’an’ın içinde her şey vardır. Önce insan, kendini merak etmeli ve Allah Kur’an’da insanı nasıl yaratmış, bu ayetler okunmalıdır.
• Cenab-ı Hakk, insanın yaratılışını, çocukluk devresini, gençlik devresini, ihtiyarlık devresini, bunu bir mevsime benzeterek, misaller vererek anlatıyor. Allah insanı Kur’an’da nasıl tarif etmiş?
• Kur’an’da insan tipleri vardır. “ben, bunların hangisine giriyorum?” Diye merak edip okumalıdır.
• Kur’an, bir hikaye kitabı değildir. Yaşanmış en üst tecrübeler insanlık için sunulmuştur. Mesela “kavimlerin helâkını” ele al, bugünkü dünyanın genel tablosuna bir bak, o zaman ki helâk ediliş sebepleri, bugün fiil olarak artarak devam etmektedir.
• “Bununla birlikte biz, refahtan şımarmış nice memleketleri helak ettik. İşte arkalarından pek az oturulabilmiş olan yerleri! Onlara biz varis olduk. Bir de Rabbin memleketleri, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir Peygamberi ana noktalarına göndermedikçe helak edici değildir. Biz, o memleketleri yalnızca halkı zulüm ederken helak etmişizdir.” (kasas sûresi: 58, 59.)
• Küfürde katlanarak devam ediyor, iman da katlanarak devam ediyor. Bir noktada her ikisi de bir zirve yaşayacak. Daha sonra bir karakucak güreşi olacak ve hangisi ağır basıyorsa o, onu, alt edecektir. Elbette ki iman, küfre galebe çalar çünkü Allah’ın inananlar tarafına rahmeti var, inanmayanlar tarafına azabı vardır.

Bu yazı toplam 1290 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim