• BIST 86.796
  • Altın 248,760
  • Dolar 6,0406
  • Euro 6,7414
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

KRİZ DÖNEMİNDE NE YAPMALIYIZ ?

Harun KARTAL

Gündeminde seçimden daha önemli bir problemi olmayan, ekonomide bir problem olduğunu düşünmeyen bir hükümetiniz ve ekonomiyi yönetmeyi lunapark yönetmek ile karıştıran bir ekonomi bakanınız varsa; kriz döneminde ne yapacaksınız?

Bu soruya verilecek ilk cevabım: ‘Soğukkanlılığınızı koruyun ve asla panik yapmayın’ olacaktır. Ekonomik koşullar değişmiş olsa bile daha öngörülebilir bir dönemin er ya da geç geleceğini düşünüyorum. Krizin ne kadar devam edeceğini ön görmek ise daha zor. Bir kaç ayda olabilir daha uzunda. Bu dönemde doğru şirket yönetimi adına olmazsa olmaz diyerek yapmamız gerekenleri özetlemeye çalışacağım.

1. Finans Oluşturmak (Nakit Akışı & Kaynak Yaratmak)

Konunun önemini daha iyi vurgulamak adına ticari hayatımda örnek aldığım  ilk ve tek insan olan rahmetli Üzeyir Garih’ den bir hikaye anlatarak başlamak istiyorum. Garih, girişimciliği top cambazlığına benzetir. Girişimcinin elinde de üç top var, bunlar: satışlar, kârlılık ve nakit akışı. Topların 2 tanesi lastikten diğeri ise kristal. Lastik topun birisi işletmenin satışlarını diğeri de işletme kârını temsil ediyor. Kristal top ise nakit akışını temsil ediyor. Üzeyir Bey şirketlerin satış ve kârlılıklarının dönemsel olarak düşüş gösterebileceğini ya da zarar edebileceklerini buna rağmen ayakta kalmaya devam edip toparlayabileceklerinin altını çizer. Oysa nakit akışını temsil eden top kristaldir ve düştüğünde kırılır. Oyun bitmiş olur. Tıpkı nakit sıkışıklığına giren bir şirketin borçlarını ödeyemeyip iflas etmesi gibi. Öneminden dolayı ilk sıraya koyduğum finans oluşturmayı nasıl sağlayacağız ?

Alacak ve borç yönetimi

Prensip olarak bir şirketin likiditesinin orta ve uzun vadede yüksek olması için alacaklarının vadesinin borçlarından daha kısa olması gerekir. Başka bir deyişle aldığınız malın ödeme vadesinin satış vadesinden daha kısa olması gerekir ki ödeme vadesi gelmeden tahsilatınızı yapmış olabilin. Bu dönemde satış vadelerinizi kısaltmayı hatta satın aldığınız rakamlara ya da satın aldığınız rakamlardan daha düşük fiyata peşin satış yapmayı değerlendirmelisiniz. Mümkün olduğu kadar alış vadelerinizi uzatmaya çalışmalısınız.

Stok yönetimi

Stokları hammadde, yarı mamül ve mamül stoğu olarak sınıflandırabiliriz. Ham madde tarafından alacağınız siparişlere endeksli bir stok politikası uygulamanız doğru olacaktır. Daha da iyisi eğer yapabiliyorsanız ham madde stok yükünü tedarikçilere taşıtacak modeller kurmaktır. Örneğin malı konsinye olarak alabilirsiniz. Tedarikçi malı size teslim eder ancak kullandığınız kadarını fatura eder. Diğer bir yöntem ise JIT (Just in time-Tam Zamanında Üretim) uygulamasıdır. Tedarikçi malı hemen üretim öncesinde size teslim eder ve stoklama süresi ortadan kalkar veya minimize edilmiş olur. Yarı mamul stoğunu azaltmanın bir yöntemi total üretim sürecini kısaltmaya yönelik verimlilik tedbirleri almaktır. Hem yarı mamul hem de mamul stoklarını azaltmak için yine sipariş üzerine çalışmak, nasıl olsa satarım mantalitesi ile üretim yapıp mal stoklamamak, geçerli bir yöntemdir. Son olarak bu dönem uzun süre stokta kalmış mallarınızı iskonto yapıp nakde çevirmek için de uygun bir dönem olabilir.

Kredi yönetimi

Aldığınız işletme kredileri işletme sermayesi döngünüz ile uyumlu olmalıdır. Sağlayacağınız finansmanın vadesinin ve geri ödeme koşullarının, ham maddeyi alıp üretime geçip stoklayıp satışa geçtiğiniz ve nihayetinde de tahsilat yaptığınız dönemin tamamını kapsar nitelikte olması gerekir ki doğru zamanda geri ödemelerinizi yapabilesiniz Finansman maliyeti daha yüksek olsa dahi olması gereken vadede borçlanmaya dikkat ediniz. Daha düşük maliyetli olduğu için kısa vadeli borçlanayım nasıl olsa vadesi geldiğinde yeni bir kredi alıp çevirebilirim düşüncesi özellikle kriz dönemlerinde işlemeyebilir. Sizi nakit akışı olarak zorlayan mevcut kredilerinizi de nakit akışınıza uygun olarak yeniden yapılandırabilirsiniz.

Varlık satışı

Her ne kadar şirket varlıklarını nakde çevirmek için kriz dönemleri çok uygun olmasa da başka alternatif yaratmakta zorlanıyorsanız değerlendirmeyi düşünebilirsiniz. Özellikle ‘Sat ve Geri Kirala’ yöntemi ile finansal kiralama yaparak nakit akışınızı düzeltebilir; kiralama dönemi içinde varlığı kullanmaya devam eder ve geri ödeme süresi sonunda yeniden sahip olabilirsiniz.

2. Karar almak

Kriz dönemleri fırsatlar barındırsa da uzun vadeli karar almak için uygun zamanlar değildir. Kriz dönemlerinde riskler çok daha fazladır ve ileriye yönelik projeksiyon yapmak çok daha zordur. Uzun vadeli kararlarınızı erteleyin. Mutlaka bir karar almanız gerekiyor ise sizi uzun vadede bağlayacak nitelikte olmamasına özen gösterin.

3. Kur riski yönetimi

Malum şu anda yaşadığımız kriz döviz kurlarındaki yükselmenin bir sonucudur. Kur riski yönetiminin en temel prensibi doğal korunmadır. Gelirleriniz ile giderlerinizin aynı para birimi üzerinden olmasıdır.

4. Paranın zaman değeri

Yeni dönemde faizlerin artmasına paralel olarak fırsat maliyeti de artmış durumda. Faizlerin arttığı dönemlerde paranın zaman değeri hesabı yapmak daha büyük önem taşır. Bir malı standart olarak 3 ay vadeli satıyorsanız ve peşin satışta ne kadar iskonto verebileceğinizi hesaplamak istiyorsanız elinize peşin para geçtiği zaman getirisinin ne olacağı üzerinden hesap yapabilirsiniz. Örneğin:

Vadeli satış fiyatı : 1000 TL

Vade (n): 3 ay

Fırsat maliyeti (i): % 2 (aylık)

Peşin Satış Fiyatı = Vadeli Satış Fiyatı / ( 1 + i) ^n = 1.000 / ( 1 + %2)^3 = 942.32 TL

Yukarıdaki örnekte fırsat maliyetiniz arttıkça daha fazla iskonto yapabilirsiniz. Fırsat maliyeti peşin parayı alıp işinize yatırmak ve para kazanmak şeklinde olabileceği gibi kredi geri ödemeleri için de değerlendirilebilir. Peşin parayı alıp kredi kapatacaksanız bu takdirde fırsat maliyetini aylık kredi faizi olarak düşünebilirsiniz.

5. Maliyetleri azaltmak

Kriz dönemlerinde ilk akla gelen hususlardan biri maliyetleri azaltmaktır ki tasarruf etmek anlamında maliyet düşürmek doğru bir yaklaşımdır. Bununla beraber satış, pazarlama, reklam, tanıtım faaliyetleri gibi işinizin artmasına direkt etki edebilecek kalemlerden kesmeye çalışırsanız dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olabilirsiniz. Maliyet optimizasyonu yaparken en başta değindiğimiz gibi soğukkanlı davranmamız ve neden sonuç ilişkisi çerçevesinde doğru kalemlerden tasarruf etmeye odaklanmamız gerekir. Özellikle eleman çıkarma konusunu aceleye getirmeyin. Çıkartacağınız kişi kadar geride kalacak olan şirket personeli üzerindeki olumsuz etkisini de hesaba katın. Kriz döneminden şirket olarak tek parça çıkmanız durumunda yaratacağınız aidiyet duygusunu da dikkate alın. Eleman çıkartmak kaçınılmaz bir karar ise öncelikle kişilerin yetkinliklerini dikkate alarak karar verin.

Bu yazı toplam 1244 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim