• BIST 102.349
  • Altın 226,294
  • Dolar 5,3023
  • Euro 6,0043
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 11 °C

KARINCA SORMAZ MI HESABINI SANA

Tugçe Merve Elmacı

Mevsimlerden sonbahar, yazdan kalma yeni bir gün, güneş ağarmak üzere. Sabah ezanının eşlik ettiği pırıl pırıl bir güne uyanıyor İstanbul. Boğazdan gelen tuzlu su kokusuyla bahçede bulunan elma ağaçlarının kokusu karışmış sabahın erken saatlerindeki bu tatlı serinliğe. Koca hünkar bahçede elma ağaçlarının arasında gezerken bu eşsiz kokuyu ciğerlerine kadar çekiyor; "Oh! Elhamdülillah!" Elmalar iyice olgunlaşmış toplanmaya hazır. Ağacın birine yaklaşıyor. Tam elmayı koparırken bir ayrıntı dikkatini çekiyor. Yaprakları sararmış solmuş. Ağaçta, haddinden fazla karıncalar simsiyah düzenli bir yol çizmiş gövdeye doğru. Yarım parmak boyunda içe doğru bir oyuk. Sabah meltemiyle beraber yaprak hışırtısının ahengini bozan bir ses koca hünkarın irkilmesine neden oluyor; "Hünkarım; bir sıkıntı mı var?" Avrupa'yı titreten büyük hükümdar Kanuni Sultan Süleyman, eğildiği yerden kalkarak "Şu ağaçlara tek tek bakın ne sıkıntı varsa bana bildirin"

Bahçedeki ağaçlar tek tek inceleniyor, elma ağaçlarına karıncalar dadanmış durumda. Çözüm ilaçlatmak. Fakat hünkarı bu durum rahatsız ediyor; elma ağacı da can; karıncalar da can. İşin içinden çıkamayınca çareyi dönemin şeyhülislamı Ebusuud Efendi'ye danışmakta buluyor. Hocasının yanına gidiyor fakat yerinde yok. Sorusunu bir kağıda yazıp rahlesinin üstüne bırakıyor. Hocası odaya geldiğinde rahleye bırakılan kağıdı görüp okuyor, oda aynı kağıdın altına birşeyler yazarak yerine bırakıyor. Sultan Süleyman Han, tekrar hocasının odasına gittiğinde yine Ebu Suud Hazretleri yerinde yok ama sorduğu sorunun cevabı var;

"Dırahtı (ağacı) sarınca karınca, günahı varmı karıncayı kırınca?"

"Yarın Hakkın divanına varınca, Süleyman'dan hakkını alır karınca"

Bir padişah var ki; karınca için bile şeyhülislamdan fetva almadan hareket etmeyen, bir de büyük ilim adamı var ki karıncanın bile kendi hakkını ahirette soracağını hatırlatan...

Buradan İrlanda'nın başkenti Dublindeki Chester Kütüphanesine gidelim. Ülkemizden çalınarak kaçırılan, bize o dönemleri açık şekilde anlatan paha biçilemez bir minyatür; Kanuni'nin Cenaze Alayı, yıl 1566; üst kısımda mavi elbiseli beyaz kavuklu  Mimar Sinan, mezarın ölçümünü yapıyor. Alt kısımda tabutu taşıyan insanlar matemi simgeleyen siyah bir püskül takmış. Tabutun üstünde kabe örtüsü ve baş tarafında kavuk (makamında öldüğünün işaretidir). Tabutun hemen önünde cenaze namazını kıldıracak olan beyaz sarıklı siyah elbiseli Ebu Suud Efendi duruyor. Çok ilginç bir ayrıntı var bu minyatürde; tabutun önündeki 3. kişinin kafasının üstünde bir sandık. Acaba içinde ne var?  ölürken eşyalarla gömülmek günah değilmi?

Kanuni Sultan Süleyman, ölmeden önce bir sandık hazırlatır ve vasiyet eder; "Öldüğümde bu sandığıda yanıma gömün" Sultan Süleyman'ın naaşı kabre konur sandığı da tam yanına konulacaktır ki  Ebu Suud Hazretleri "Durun! Böyle bir vasiyeti yerine getiremeyiz, islama uymaz!" der.

Sandık mezara konamaz. Herkes merak eder. Peki içinde ne var? Sandığı açarlar. İçi tamamen Ebu Suud Hazretlerinden aldığı fetvalarla doludur. Elma ağacının fetvası bile vardır. Niye mi? Onun adı "Kanun"i idi. 46 yıllık saltanatında birçok kanuna yön vermiş, bunları yaparken ise kafasına göre yapmamış Divan-ı Hümayün'de istişareyle verilen kararları şeyhulislam Ebu Suud Efendi'nin fetvaları doğrultusunda onaylamıştır.

Ebu Suud, gözlerindeki yaşları silerek; 

  "Sen kendini kurtardın ya koca sultan! Peki biz ruhu mahşerde kendimizi nasıl kurtaracağız?"

Peki ya biz?                                     

Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdır

Olmaya bahtü saadet dünyede vahdet gibi

Ko bu ayş ü işreti çünkim fenadur akıbet

Yar-ı baki ister isen olmaya taat gibi.    

                                                    SULTAN SÜLEYMAN

saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır

vahdet gibi (Allah'a yakın olmak) dünyada saadet varmıdır

Bu eğlenceyi zevki sefayı bırak çünkü işin sonu fenadır

Baki olanı istersen ibadet gibi sevgili bulunmaz

 

 

instagram: t.mervelmaci

facebook: tuğçe merve elmacı

www.tugcemerveelmaci.com

 

Bu yazı toplam 1324 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim