• BIST 110.022
  • Altın 366,939
  • Dolar 6,7790
  • Euro 7,6701
  • Kayseri 26 °C
  • Ankara 25 °C

Kâr senesi değil, Ar senesi

Harun KARTAL

Kriz zamanları özel dönemlerdir. Geçmiş krizleri hatırlayın. Bu krizler nakit akışını yönetemediği için batan şirketlerin hikayeleriyle doludur. Stokları, alacakları ve borçları yönetmek, maliyetleri kontrol etmek bu dönemde daha önem kazanır. Ancak bu zorlu süreci yönetirken iki kritik şeye dikkat etmek gerekir. Birincisi çalışanları korumak, ikincisi müşterileri ve tedarikçileri yaşatmak, ayakta kalmalarına yardımcı olmak. Çünkü krizden çıkış yine bunlarla olacak.

Diğer birçok ülkeye göre bizim Türkiye’de biraz daha farklı bir durumumuz var. Peş peşe o kadar çok ve sık kriz yaşadık ki, kriz yönetimi artık pek çok Türk şirketinin DNA’sının bir parçası haline geldi. Ama bu defa ki biraz farklı. Küresel tedarik zincirinin bazı halkaları koptu. Böylesine geniş ölçekte bir küresel şoka karşı hiçbir şirketin bağışıklığı yoktur. Buna rağmen krizlerden güçlenerek çıkan şirketler vardır. Bu krizden de güçlenerek çıkanlar olacaktır. Önde gelen sanayicilerimizden Fuat Tosyalı, Aralık ayı sonunda daha henüz koronavirüs krizi ortada yokken yaptığı bir sohbette, “Biz bir kriz şirketiyiz. 1994, 1998, 2001, 2008 krizlerinden hep büyüyerek çıktık. Gücümüz krizlerde ortaya çıkıyor, çünkü krizleri iyi yönetiyoruz” demişti. Krizlerde ne yaptıklarını anlatırken de “Müşterilerimizi fonluyoruz, koruyoruz ve ilave vade veriyoruz. Alacak tahsilatını hoş görüyoruz” demişti.

Krizlerde birçok şirket reaksiyon olarak hızla kapanma yoluna gider. Maliyet kontrolüne ağırlık verirler. Hatta bazıları hızla en büyük maliyet kalemi olarak gördüğü insan kaynağını küçültmekle işe koyulurlar. İşten çıkarmalar başlar.

Krizlerden güçlenerek çıkan şirketleri hatırlayın. Bunlar öz kaynak yapıları güçlü ve aynı zamanda uyum kabiliyeti yüksek olan şirketlerdir. Ama bu uyum kabiliyetinin içinde hemen işten çıkarmalara başlamak, tedarikçilerle bağları koparmak yer almamalıdır. İçinde bulunduğumuz kriz çok büyük ihtimalle V şeklindeki bir krizdir. Hızla girilen bu krizden yine hızla çıkılması mümkündür. V şeklinde olmasa bile geniş tabanlı olmayan bir U şeklinde olacaktır. Ve şirketler krizden yine bu tedarikçilerle yine bu çalışanlarla çıkacaktır.

Fuat Tosyalı “Dalgalı denizde motor kapatılır mı hiç? Aksine tam motor gitmek gerekir. Para düşen piyasada kazanılır” diyor.

Haklıdır, krizlerden güçlenerek çıkmak mümkündür. Yeter ki öz kaynak yapınız güçlü olsun; çalışanlarınız, tedarikçileriniz, bayi ve müşteri ağınız ayakta kalmış olsun. Bundan dolayıdır ki; krizler kar değil, ar zamanlarıdır…

Bu yazı toplam 5699 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim