• BIST 97.324
  • Altın 279,586
  • Dolar 5,8459
  • Euro 6,5153
  • Kayseri 10 °C
  • Ankara 13 °C

İTİKÂF

Abdulaziz ÖZTÜRK

İbadet, rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif'in son on gününe girdik. Artık Kadir gecesini, itikâf günlerini ve hayatımıza yeni bir sayfa açmanın finalini bugünler de yaşayacağız. 

Ramazan ayı bizlere ne verdi ve hayatımıza ne kazandırdı bunun muhasebesini en güzel şekilde yapıp kalan ömrümüzü geçen ömrümüzden daha hayırlı yapabilmenin şuuruna ulaşacağız.

İşte Rabbimizin bizlere sunmuş olduğu fırsatları en iyi şekilde bilip iyiden, güzelden yana Rabbimizin belirlediği sınırlar içerisinde kalarak iki dünya saadetine erişenlerden olma bahtiyarlığına kavuşmak için sadece adım atacağız.

İşte bu adım itikâfla silkinmedir, yeniden doğmuş gibi pak ve temiz olmaktır.  Bu vesile ile itikâf sünnetini detaylı bir şekilde izah etmeye çalışacağız.  

 

Peygamber Efendimiz (sav)'in İtikâf Sünneti

 

Ramazan ayında idrak edilen ibadetlerden birisi de İtikâftır. İtikâf Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in terk etmediği bir ibadettir. Özellikle Ramazan ayının son on günü Mescid-i Nebevi'de İtikâfa girerdi. Medine-i Münevvere'ye hicretin ikinci yılından itibaren oruç ibadetinin farz kılınmasıyla birlikte ömrünün sonuna kadar her Ramazan ayının son on gününde İtikâfa girmiştir. Hz. Aişe annemiz (r.anha) 'dan rivayetle:“Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellem Ramazan’ın son on gününde İtikâf ederdi. Bunu vefat edinceye kadar böylece devam ettirdi.”(Buhari, İtikâf: 1)

 

İtikâf ne demektir?

 

Sözlükte “hapsetmek, alıkoymak; bir yere yerleşmek, oraya bağlanıp kalmak” anlamlarındaki a-k-f  kökünden türeyen i‘tikâf, bu mânaları yanında kişinin kendisini sıradan davranışlardan uzak tutmasını, fıkıh terimi olarak da ibadet amacıyla ve belirli bir şekilde camide kalmasını ifade eder. İ‘tikâfa giren kimseye mu‘tekif veya âkif denir.
 

Dinî anlamıyla da, Allah’a tam bir teslimiyet içerisinde ibadet ve taatte bulunmak amacıyla zamanının belirli bir kısmını ayırması ve bu esnada meşrûbile olsa her türlü nefsânî ve şehevî arzulardan uzak durması kişinin mânen olgunlaşması için önemli vesilelerden biridir. Ramazan ayının son on günü  veya İtikâfta kaldığı süre boyunca vaktini  ibadet, zikir, Kur’ân, istiğfar, salavat, dua ve namazla meşgul olan bir insan nefis terbiyesine çalışır. Kadir Gecesine de hazırlıklı olur ve Ramazan ayının son on gününün tek gecelerinde Kadir gecelerini arayıp ulaşmayı murad eder. Allah cc bizleri Kadir gecesine ulaşanlardan eylesin.

 

İtikâfa nasıl girilir?

 

Erkekler İtikâfa mescidlerde, hanımlar ise evlerinin odasında girerler. Kullar nefsani ve şehevi arzulardan uzak dururlar ve dünya kelamı etmezler. Sadece taharet ve yeme-içme dışında dış dünya ile tüm bağlarını kesmiştir. 

 

İtikâf geçmiş ümmetlerde de olan bir ibadettir.

Kur'an-ı Kerim'de Allah cc şöyle buyurmaktadır.  "Evimi ziyaret edenler, ibadet için(İtikâf için)  kalanlar, rükû ve secde edenler için temiz tutun, diye İbrahim ve İsmail'e emir verdik" (Bakara: 125) 

 

İtikâf Kadir Gecesini ihya için bir fırsattır.

İ‘tikâf’a özellikle Ramazan ayının son on gününde girilmesi Kadir gecesini de ihya etme fırsatı vereceği için ayrı bir önem taşır. Hz. Âişe (r.anha) , “Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde ibadet için yoğun bir gayret içine girer, gecesini ihya eder ve ibadet için aile fertlerini uyandırırdı” demiştir (Buhârî, “Kadir Gecesinin fazileti”, 5; Müslim, “İtikâf”, 7).

 

Günümüzde Kutsal Topraklarda Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere'de Ramazan ayının son on gününde girilen İtikâf artık ülkemizde de bu sene 9364 cami de Müslüman kardeşlerimizin hizmetine sunulacaktır.

 

Her ne kadar Ramazan ayı, Allah tarafından mübarek kılınmışsa da, onun bereketinden istifade etmek Müslüman'ın iradesine bırakılmıştır. Değerlendiren için Ramazan bulunmaz bir hasat mevsimi, maddî ve mânevî bir arınma iklimidir. Ramazan ayı vesilesi ile içerisinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin idrak edileceği bu günlerde en azından 1 gün bile olsa İtikâfa girmeye çalışalım.

Rabbimizin rızasını kazanıp Peygamber Efendimiz (sav) 'in sünneti seniyesini ihya edelim ve ihya edelim ki Efendimiz (sav)'in buyurmuş olduğu ''Benim sünnetimi kim canlı tutarsa, beni seviyor demektir. Beni kim severse, cennette benimle beraber olur" (Tirmizî, İlim 16)  hadisi şerifine nail olalım. 

Allah’ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet! 

Ey Rabbimiz! Bizleri bugünleri en güzel şekilde ibadet edip günahları bağışlananlardan eyle! Amin…

 

Selam ve dua ile

Abdülaziz Öztürk

Medine-i Münevvere

 

Bu yazı toplam 20708 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim