• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde Sonuç Nasıl olmalıdır?

Abdulaziz ÖZTÜRK

Bugün İslam alemi için tarihi bir gün İstanbul ev sahibliğinde yaşanacak. Kudüs gündemiyle İİT  Sn.Cumhurbaşkanımız’ın acil çağrısı ile İstanbul'da toplanıyor. Bu toplantıdan ne karar çıkacağı merakla beklenirken gazetecilerden uzmanlara Siyasi Liderlerden STK başkanlarına hatta Dünya Müslüman alimlerine kadar farklı teklifler sunuldu.

Her teklifin hedefinde 100 yıldır  İşgal altındaki  Filistin ve Mescid-i Aksa'nın siyonist işgalinden kurtuluşunun sağlam ve  emin adımlar üzerine atılacak adımlarla olacağıdır. Aslında biraz Yahudi tarihini okursak gerek İslam öncesi ve gerekse İslam sonrası dönemlerdeki tarihi ve savaşları onlarla mücadelenin en etkin yolunu bizlere gösterecektir.

Dünya'da meydana gelen hemen hemen bütün önemli hadiselerin arkasında bir şekilde Yahudilerin parmağı vardır. Devletlerin kuruluş ve yıkılışlarında, Dünya'ya egemen olan ideolojilerin arka planında, insanları ahlaki yozlaşmaya ve yanlış yönlendirmeye sevk eden yazılı, görsel ve sanal medyanın yönlendirmesine ve hiç alakası olmadığını düşündüğümüz yerel, ulusal ve uluslararası denge değişimlerinin baş aktörlerinin Yahudiler olduğunu unutmamalıyız.

Tarihteki Yahudilerin desise ve oyunlarını yazarsak ciltler dolusu kitaplar olur. Çünkü insanlık tarihinde binlerce kez kalleşlik yapıp, insanlığa ihanet etmişler. Ancak bu ihanet şebekesinin ne kadar sinsi, isyancı ve ifsad edici olduklarını birkaç örnek bizlere bu lanetli milletin ne kadar tehlikeli olduğunu  gösterecektir.

  • Azgın olan Yahudi milletinin ıslahı için, Allah (c.c.) birçok Peygamber göndermiştir.  Yahudiler ıslah olmak yerine ya Peygamberlerine ihanet etmişler ya da öldürmüşlerdir. Hz. Zekeriya (a.s.) ve Hz. Yahya (a.s.) gibi ya öldürme girişiminde bulunmuşlar; Hz. Musa (as) ve Hz. İsa (a.s.) ‘ya ihanet etmişlerdir.
  • İslam tarihinde ‘'Medine Vesikası'' olarak bilinen, Efendimiz (s.a.v.)'in Arap kabileleri ve Yahudilerle yaptığı antlaşmaya rağmen, her fırsatta ihanet edip Müslümanlar aleyhinde casusluk, fitne hatta savaşmak üzere Müşrikleri kışkırtıp savaş çıkarmışlar ve sürgün edildikleri yerlerde yine aynı ihanetlerini dürdürmüşlerdir.
  • Osmanlı tarihinde Osmanlı şefkati ile yurtsuz kalan ve soykırımdan kurtarılan Yahudiler gerek dini açıdan ve gerekse ekonomik açıdan tarihlerininen rahat dönemlerini yaşamışlar, buna rağmen Osmanlı İmparatorluğuna  ihanet edip devletin zayıflaması ve yıkılması için her türlü fitne ve fesadı yapmış ve Batı Devletlerinin içerisine sızarak Osmanlı ile savaştırmayı başarmıştır.

Netice itibariyle gerek kendi tarihlerinde gerek İslam tarihinin ilk döneminde ve gerekse Osmanlı tarihinde her fırsatı ihanet çevirmeleridir. Her dönemde zulümden kurtarılan Yahudiler ellerine geçen ilk fırsatta ‘Zalim’ olmayı bir görev bilmiş ve zulüm etme de her türlü sınırları zorlamıştır.

Ey Müslüman  coğrafyaların Liderleri ve Müslümanlar! Bu ihanet şebekesini iyi tanımak zorundayız. Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de bizleri şu ayeti ile uyarıyor: ‘Ey iman edenler! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır.  Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez’. (Al-i İmran:51)

Ayeti kerime açık ve net onlar bizim dostlarımız değildir ve olmazlar.  İşte bunun en güzel örneğini Hristiyan Amerika ile İsrail’in birbirlerinin dostu olduklarını, düşmanlarının  ise Müslümanlar görmekteyiz.  Nasıl zalim olduklarını iyi bir şekilde anlamalıyız.

Bugün  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Dönem Başkanı’ sıfatıyla yaptığı davet üzerine, İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) olağanüstü zirvesi İstanbul’da toplanıyor. Ancak bu zirvede ortaya konulacak ortak tavrın etkili olması gerekir. Bunun sağlanabilmesi için ise;

  • İslâm Dünyasındaki parçalanmış olan ümmetin  vahdet olup gerçek bir dayanışma ve birlikteliğin temin edilmesi gerekiyor.
  • İslam İşbirliği Teşkilatı’nın icraata geçip İslam Ülkelerinin Amerika’ya karşı siyasi hamle yapıp 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin tanınmasını kabul ettirmek gerekir.
  • İsrail’in yok hükmünde sayılıp  böyle bir devletin tanınmaması gerektiğini oy birliği kabul edilmesi Filistin davasındaki en önemli adım olacaktır.
  • Amerikan ve Yahudi sermayesine karşı Boykot kararı en etkili yöntem olacaktır.
  •  Bunun devamında siyasi ve ekonomik düzlemde yapılması gerekenleri de devlet ve ümmet nezdinde hayata geçirmek için her türlü yazılı,görsel ve medyayı kullanarak adım atmalıyız.
  • Kudüs Meselesinde, zaman zaman ortak tepkiler ve tavırlar sergilendi. Ancak bu defa farklı, kalıcı ve mutlaka sonuç alıcı olmak zorunda! Aksi hâlde Filistin Davası bütünüyle tehlikeye girer. Buna fırsat verilmemelidir.

Rabbim bugün ki Zirve’yi ümmete vahdet olması için vesile kılsın. İslam liderlerinin kalblerinee Allah (cc) rızasına uygun bir şekilde karar alma şuuru ihsan eylesin. Amin

Bu yazı toplam 615 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim