• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

İki yüzlü Batının Medya oyunu

Abdulaziz ÖZTÜRK

Ülkemizde  15 Temmuz'da gerçekleşen başarısız darbe girişiminden sonra Avrupa ve Batı medyası, darbecilerin başarısız girişiminin şokunu hala atlatamadılar.  Manşetlerine taşıdıkları haberler, siyasilerin yaptığı basın açıklamarı ve TV programları ile adeta darbecileri konuşmak bir tarafa dursun Türkiye'de demokrasinin bittiğini ve insan haklarından endişe duyduklarını haber ve  manşetlerine taşıdılar. Türkiye'de demokrasinin bittiğini, artık otokrasinin başladığını ve Erdoğan için intikam fırsatının başladığını ifade eden Batı,  kime hizmet ettiklerini adeta haykırıyor.  İdam , OHAL ve insan hakları hakkında hadlerini aşan  Batı, kendi ülkelerindeki OHAL ve insan hakları ihlallerini ne hikmetse akıllarına getirmiyorlar.  ABD’deki idamlar ve Guantonama’da yıllardır adil yargılanma bekleyen mahkumlar konuşulmuyor.

Bugün CIA ve FBI’ın kiralık kalemleri ve basın yayın kuruluşları olan  The Economist ve The Guardian manşetlere ‘Erdoğan’ın İntikamı’ veya ‘Erdoğan’ın diktatörlüğü’ şeklindeki başlıklarla darbecilere ve bu ihaneti yapan FETÖ örgütüne karşı kalemlerini bile kımıldatmıyorlar.  Niçin mi? Çünkü iki yüzlü haberleri ve yayınları en büyük ilkeleri ve rehberleri olmuştur.                                                                                                

İletişim çağında yaşıyoruz ve dünyanın dört bir tarafında neyin olup bittiğini çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bugün Türkiye’deki başarı modeli, Emperyalist güçler için yeni bir tehlike unsuru. Belki yapılmak istenen darbelerin nasıl başarısızlığa uğratılacağına rehberlik edecek veya darbe yaptırmak istediği ülkelerdeki planlamalarını çok dikkatli bir şekilde yapacaklar.

Batı’nın iki yüzlü demokrasi değeri

Batının demokrasi değeri her zaman zalimin yanında mazlumun karşısında olup, yalancılık ve fitne üzerine inşa edilmiş bir değeri vardır. Bunun örneğini Filistin’de Mısır’da ve diğer İslam ülkelerinde gördük. Zalimi kahraman ilan edip mazlumu terörist gösteren batı, neredeyse aynı tezgah ve oyunu bizim üzerimizde de oynuyor. Darbecibaşı Gülen din adamı-vaiz, Cumhurbaşkanımız ise diktatör…

Niçin  hedefte  İslam  coğrafyası  var?

Soğuk savaş döneminde Komünizm ile mücadele eden Batı, Sovyetler birliğinin dağılmasıyla birlikte Sovyetleri hezimete uğratan Müslümanları potansiyel tehlike olarak görmeye başladılar. Afgan savaşında tek vücud olan İslam ümmeti gözlerini korkutmuştu. Çünkü yeni savaş politikaları ve savaş sermayeleri oluşturmaları gerekiyordu. Müslüman topraklarında dikta yöntemlerle emperyalizmi korumayı hedefleyen batı, ümmeti birbirine düşürmek suretiyle İslam ülkelerini tekrardan böl-parçala ve yönetle kolay bir hedef tahtası görmeleri ve İslam ümmeti içerisindeki dağınıklık Batı için vazgeçilmez bir coğrafya haline geliyor

Batı’nın  mağlubiyeti   İslam’ın zaferi 

ABD'li emekli bir askerin yaptığı analiz "BAŞARILI OLSAYDI, BİZ KAZANACAKTIK" Ralph Peters, yorumculuk yaptığı Fox News'ta "Eğer darbe başarılı olsaydı, İslamcılar kaybedecek, biz kazanacaktık" dedi.  Evet . islamın zaferi oldu bu zafer. Niye mi? Çünkü batının yıllardır Müslümanların kanı üzerinden oynadığı kirli politakaya dur diyen, yaptıkları iki yüzlü siyasetlerini yüzüne vuran ve Müslümanların hak ve hukukunu herşeyin üzerinde tutan bir lider dimdik karşınızda. Artık istediğiniz gibi oynayamayacaksınız. İşinize gelmeyenleri harcayamayacaksınız. Ülkelerde darbeler yaptırıp birisini indirip diğerini çıkarma döneminiz sona erdi artık.

Batı’nın  son  çırpınışı 

Ortadoğu'daki  menfaatleri gereği haritayı yeniden çizmeye karar veren Batı,  zavallı, gafil, dağınık, kıblesini şaşırmış ülkeleri ve halkları birbirine düşürerek, iki başlı kazanç peşinde oldu. Dilediğine  kazandırdı, dilediğine ise hayat hakkı tanımadı. Hatta kendi ürettiği ve yönlendirdiği Işid, Pkk gibi terör örgütlerine her türlü desteği sundu ve sunmaya devam ediyor.  En son Türkiye üzerine olan operasyonlarının hezimeti ise son çırpınışları ile ivmelerine çökmeye doğru çevirdi. Kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşecek olan Avrupa, genç nufüsü, gelişen sanayisi ve istikrarlı siyaseti ile Türkiye’ye gün gelip boyun eğmek zorunda kalacaklar.

Abdülaziz Öztürk                                                                                                         Medine İslam Üniversitesi Mezunu

abdulaziztr@gmail.com

Bu yazı toplam 612 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim