• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

İftar sofraları israf sofrası olmasın!

Abdulaziz ÖZTÜRK

Onbir ayın sultanı Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu günleri heyecan ve coşku ile ifa ederken,Ramazan günlerimizi de ibadet, istiğfar ve dua ile idrak etmeye azami bir şekilde gayret gösteriyoruz. Camiler cemaatler ile dolup taşarken, bize emanet olan bu bedenimiz ise oruç ilezekatını ödüyor, iftar sofraları ile ümmet kucaklaşırak toplumsal yönden de birlik ve beraberliğimizi daha da anlamlı kılıyoruz.

Bu birlik ve beraberliğimizi de birbirimize ‘iyiliği emredip kötülükten nehyetme’  babından israf konusunu gündeme getirmemiz bizler için önemli bir görev olmalıdır.

Maalesef Ramazan ayı girdiğinde  iftar sofralarımızı israf sofraları haline gelmektedir. Bunu evlerimizde, davet verdiğimiz lüks lokantalarda veya ailecek değişiklik olsun diye iftar açmak için gittiğimiz lokantalarda  ikramda kusur olmasın düşüncesiyle israf sınırlarını fazlasıyla aşarak Rabbimizin bizlere yasak kılmış olduğu çirkin bir fiili işliyoruz. İftar sofralarımızı mütevazi bir şekilde hazırlamasak acaba orucumuz mu kabul olmaz veya elalem ne der düşüncesi mi hakim bizlere? Bu sorumuzun cevabı gayet açık. Nefsimizin emrini Rabbimizin emrinin önüne geçirmemizden dolayıYüce Rabbimiz ne buyuruyor bizlere:                           ‘...Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz. Şüphesiz ki O (Allah) israf edenleri sevmez.’[1]

İsraf nedir? Sorusuna en güzel cevap  ihtiyaç fazlası harcamalar yapılmasına ve tutumsuz davranışlarda bulunulmasına “israf” denir. Bu harcamalar gerek yeme-içme gerek vakit ve gerekse mal olabilir. İsraf Yüce Rabbimizin yasakladığı çirkin bir davranıştır.                                                                             

Toplumsal  olarak baktığımızda ise İslam ümmetinin Kuran ahlakından uzak yaşamaları  pek çok insanımız için sınır tanımaz bir şekilde para harcama daha sonra bununla övünmeyi sözde prestij kazandığını zannetmesinden başka bir değildir. Fakat bu  kişilerin tutumu Kuran’da şu şekilde bildirilmiştir:“O: “Yığınla mal tüketip-yok ettim” diyor. Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?” [2]

Bu ayeti kerime de bildirildiği şekilde gaflet içinde olan kardeşlerimizin  göz ardı ettikleri bir gerçek bulunmaktadır: Yüce Rabbimiz dünya hayatında insana, kendi bedeninden soluduğu havaya, yediği yemekten kullandığı teknik aletlere kadar sonsuz nimetler nasip etmiştir. Gökte ve yerde bulunanları onun 

emrine vermiş, görünür ve görünmez nimet ve rızıklarını onun kullanımına vermiştir. İnsana düşen bu nimetleri Allah rızası için ölçülü bir biçimde kullanmak ve israftan kaçınmaktır.

 

Peki bu israfın ölçüsü nedir?                                                                                                 Rabbimiz israf etmemek için dikkat edilmesi gereken ölçüyü Kuran’da şöyle bildirmiştir:“Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.”[1]

Yüce Rabbimizin bizlere buyurduğu gibi sarf ederken ölçüyü korumalıyız. Bu ölçü hayatımızın her safhası için geçerli olmalıdır. Allah (c.c.)’ın verdiği her nimetin, Allah rızasını gözetmeden gereksiz yere harcanması bir israftır. Allah, insanların kendilerine verilen nimetleri nasıl değerlendirdikleriyle ilgili ahirette sorguya çekileceklerini “Sonra o gün nimetten sorguya çekileceksiniz.” [2]ayetiyle haber vermiştir.

 

Değerli kardeşlerim! Başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennem ateşinden berat olan bu mübarek ay da ve hayatımızın her safhasında israfdan sakınalım. Bugün Suriye’de,Irak’ta,Afrika’nın birçok ülkesinde ve açlığın pençesinde yaşam mücadelesi vermeye çalışan kardeşlerimizi gözümüzün önüne getirip Rabbimizin bizlere ikram eylediği sonsuz nimetlere şükredelim. Ve unutmayalım ki bugün bu nimet bolluğu içerisinde rahatça yaşarken yarın belki elimizden gideceğini aklımızdan çıkarmayalım.                                                      

Nefsimizin emrini değil Rabbimizin emrini kendimize hayat rehberi edinirsek, Rabbimizin bizlere vaad ettiği ebedi cenneti kazananlardan oluruz inşallah.

Ey Rabbimiz! Biz aciz kullarına  bu dünyanın gelip geçici zenginliklerinin sevgisini değil, Ahiret hayatının baki zenginliklerinin sevgisini nasip eyle! Amin…

Allah’ın Rahmeti ve Bereketi üzerinize olsun…

                                                                 Abdülaziz ÖZTÜRK

Medine İslam Üniversitesi Mezunu

                                                                abdulaziztr@gmail.com

 

[1] Furkan Suresi, 67

[2]Tekasür Suresi, 8

 

[1] Araf 31

[2]Beled Suresi, 6-7

Bu yazı toplam 656 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim