• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 8 °C

İÇİMDEN GELDİ.

Ebubekir Bağcı

 

Evren her an yeniden yaratılıyor. Varlık sürekli değişim halindedir. Şimdiki senle, yarınki sen arasında farklar olacaktır. Aynı zamandaher canlı lisan- hal ile sahibini anlatır. Bir sanat eseri onu yapan sanatçısı hakkında izler taşır. Örneğin bir heykele, resme bakarken onun sanatçısı hakkında bir fikir edinirsiniz. Neyi amaçlayarak yapmış. Belgesellerde o kadar çok çeşitli renkte, boyutta, şekilde hayvan, bitki görüyorum ki hiç biri tesadüf olamaz.  Kalbinize sorarsanız size sahibinizi söyler.

 

İnsan aklının açıklayamayacağı inanması zor yaşanmışlıklar vardır. Bilimin hala açıklamakta zorlandığı yâda açıklayamadığı binlerce olay var. Soğuk savaştan sonra Sovyet Rusya’nın yerin altını araştırmak amacıyla gönderdiği bilim adamlarının açtığı kuyudan gelen insan sesleri. Bu kuyu insanların açtığı ilk ve tek derin kuyudur. Bermuda şeytan üçgeni bunlardan bir kısmı.  Uzay araştırmaları hala sürüyor. Velhasıl-ı kelam hiç bir şey lüzumsuz değil. Her varlığın bir görevi var. İnsan ise görevi gereği seçmekte özgür bırakılmıştır. 

 

Aklı bazen ona merak ettiklerinin cevabını bulmakta yetersiz kalır. Açıklayamaz, anlam veremez. Ben bazen öyle ilginç olaylar yaşadım ki. Zaman zaman hala yaşarım. Bu hepimizin başına ya sık sık ya bazen mutlaka gelmiştir. En basitinden sevdiğim bir insanı düşünürüm, bazen rüyamda görürüm ve birkaç gün sonra karşılaşırım. Uzaktaysa o beni arar.  Okuldayken canım bir yemek çeker evde annem onu hazırlamış olur. Olmasından umudumu tam keserken aniden beklemediğim şekilde bir yardım geliverir.

 

Yaşadığımız olayları Hz. Musa ve Hz. Hızır’n (As)  kıssasındaki  Musa gibi yorumlarız. İç yüzünü sorgulamayız. Annesinin elinden tutarak yürüyen bir çocuk sokakta giderken elindeki dürümü düşürür. Ağlamaya başlar, annesi onu ikna etmeye çalışır. Duvarın kenarında bekleyen bir kedi çocuğun düşürdüğü dürümü alarak yavrularına götürür. Görünüşte çocuk düşürmüştür fakat rızık sahibi olan Allah o çocuğu vesile kılarak kedinin yavrularının karnını doyurur.Yaşadıklarımızı hiç bu açıdan bakmayı denediniz mi?

 

Kimse yalnız değildir. Var edildiysen, ihtiyacın varsa o zaman Allah rızkını da bir tam ne eksik, ne fazla verecektir. İnsanları varlıkla, yoklukla sınar. Yoklukla sınarken seni rızıksız bıraktığı için değil, seni yüceltmek için denemek amacıyladır. Hem varlığın olmazsa ondan sorumluda değilsin. Bu varlığın ileride sana sorulacak. Zengin bir adam ölmeden önce def edilirken yanında birinin bir gece geçirmesini vasiyet eder. Ona tüm servetini vereceğini de eder. Tüm şehir halkına ilan edilir. Bunu fakir bir hamal zengin kalkacağım diyerek kabul eder. Onunla birlikte mezara girer. Gece melekler gelir. Ölü adamdan önce fakir hamala sorarlar. Rızkını neyle kazanıyorsun. Hamallık yaptığını söyler. Melekler bu sefer ona hamallık yaptığı para kazandığı küfenin ipini sorarlar.. Hamal ne kazandığının, ne ipin hesabını vermiştir. Bir iple, küfenin hesabını veremedim o kadar servetin hesabını nasıl veririm diyerek kabul etmez.  Hikaye uzun  devamını internetten okuyabilirsiniz Allah bir kulunun mertebesini yükseltmek istediğinde onu en zor imtihanlarla sınar. Peygamberler en ağır imtihanlarla sınanmış insanlardır. 

 

Otobüs, dolmuş gecikti diye öfkeleniriz ama ileride yaşayacağız bir olay için belkide sabrımız güçlendiriliyordur. Biz bunu öyle bilmeyiz. Ailenden, sevdiklerinden birini mi kaybettin, ağlamak, feryat geri getirir mi? Peki kuran sana ne yapman gerektiği söylüyor. Hiç evrenin şefkatli sahibinin çağrılarına kulak verdin mi?Bakış açısı önemli boşuna “Güzel gör, güzel yaşa” dememişler. Pozitif olun. Ama Müslümansın değil mi? Mehmet Akif ne güzel anlatmış “Kur’an’a Hitab Şiiri’nde”  Şiirin küçük bir dizesinde

 “İbret alınmaz her gün okuruz ezbere de;

Bir ibret aranmaz mı ayetlerde ?

 

Ya okur geçeriz bir ölünün toprağına

Ya açar bakarız nazm-ı celilin yaprağına

İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin

Ne teze mezara okunmak, ne fal bakmak için” diyor.

 

Elbette bende insanım hayat müşterek üzüldüğüm benimde oluyor ama ben bunu bir fırsat bilerek hep dua etmeye çalışırım. 

 

 İnsan unutuyor ama Allah unutmaz. Kendini mutlaka hatırlatır. İşi düşünce dilinden dua kimsenin eksik olmaz. Tıpkı acıkmayınca açlığını, susamayınca susuzluğunu bilmeyen canlı gibi. Sınav zamanı öğrenciler, veliler türbelerin yolunu tutar. Aslında orada şirkle arasında ince bir çizgi vardır.

 

Duanın adresi, yeri zamanı olmaz burada önemli olan içtenliktir. Allah içtenliği, teslimiyeti daha çok önemser. Bunun için zor durumdaki insana gökten şimşek gibi yardım yetişiverir.  Hz. İbrahim’i (As) Nemrudun ateşinden koruyarak ateşe emreden ona yardımı gönderen Allah onu Cebrail (As) ile sınamıştı. O Allahtan yardım isteyerek sınavını kazanmıştı. Allah’a teslim olan Resululah’ada aynı şekilde yardım gönderilmiş oda Hz İbrahim gibi Cebrail’in yardımını değil Allah’ın yardım etmesini istemişti.

 

  İnsanlara örnek olarak gönderilen peygamberleri kaç insan örnek alıyor. Hayatlarından ders çıkarıyor ki. Kuranda çok sayıda dua ayetleri vardır. Bir dua ettiğinizde Allah onu bedenleştirir yani bir varlık olur. Sonra size yardıma gönderilir. Ayet-el Kürsi, Felak, Nas gibi sureler asırlardır okunan ve güçlü enerjisi olan ayetlerdir. Bir dua ne kadar çok tekrarlanırsa etkisi o kadar güçlü olur. Edilen dua Allah huzurunda sizin için istemeye devam edecektir.

 

Eğer savaş olan ve masum insanların öldüğü yerlerde onlara edilen dualar gerçekten içten, samimi olsa onlara atılan bombalar, kurşunlar sahibine dönerdi. Müslüman olduğunu söyleyenlerin imanı çekirdek kadar değildir. Bir düşüncedir sadece. Bu benim görüşüm. Eğer gerçekten iman edenlerden olsaydı Allah’ı hatırlamanın vereceği duygu patlaması onun göğüs kafesini çatlatırdı. Namaz kılan sahabelerin bayılmalarını hatırlayın. Sevdiğiniz birini hatırlayınca mutlu olursunuz değil mi? Onu görmek sizi mutlu etmez mi?  Bakara Suresi’nin 138’nci ayetiyle bitirelim. ““Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz” (deyin)” Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 6656 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim