• BIST 107.529
  • Altın 270,225
  • Dolar 5,7140
  • Euro 6,3303
  • Kayseri -4 °C
  • Ankara 0 °C

HAYKIRAN YAZI

Ebubekir Bağcı

Ülkedeki siyasal ve sosyal krizlere karşı kayıtsız kalmayıp güncel konulardaki düşüncelerimi paylaşmak istedim. Malum farklı bir gezegenden de gelmedik, farklı bir gezegende de yaşamıyoruz. Diyarbakır’da PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN henüz 13- 19 yaşları arasında kaçırdığı çocukların HDP İl binası önündeki aileleriyle başlayalım. Ota çöpe twit atan bir sahte aydın takımı var. Bu takımdakiler üç, beş ağaç için mangalda kül bırakmayanlar. Bunları önce “GEZİ, TERÖR VE ANARŞİ OLAYLARINDAN” tanıyoruz. Toplu taşıma araçlarını yakan, polise molotof, taş, demir bilye vb… atan esnafın camını çerçevesini indiren güruhun başında kol kola girerek, anarşizmin daha doğrusu devlete başkaldırının ayyuka çıktığı günlerden tanıyoruz. Bunların biri sözde iyilik meleği (Bak bu çocuk kanser hastası diyerek twitine ismini etiketleyip yardım istenilen bir zat)  Bu varlık “PKK kahrolsun “ dedi. Sonra twitini sildi gerekçe ne? Çok küfürlü yorumlar vardı ondan sildim diyor. Sanki tek edilen kendisi de yalan hazır. Desene be adam etimi, sütümü veren sürüyü çok kızdırdım. Az kalsın etimi, sütümü önümden alacaklar aç kalacaktım. (Hayır kasarak gündemde kalmayı iyi başarıyor. Yolunu bulmuş. Benzerleri çoktan unutuldu. Bir önceki yazımda dürüst biri olduğunu düşünmüştüm. Yanılmışım. Kendini iyi gizliyor.)  Hemen arkasından Ankara’ya EYT’li denilen “hazırkonduculara” konsere git. Diyarbakır’daki anaları anma. Bir nevi yangını körüklemeye gitti. Bu ülkede sanatçı, tiyatrocu, şarkıcı, popçu, aydın, akademisyen unvanı alarak “cismi itibar gören varlıklar” sanki böyle toplumsal olaylarda körük vazifesi görmek için birileri tarafından yetiştirilip gerektiğinde kullanılıyor gibi geliyor bana. Oktay Sinanoğlu hocanın dediği gibi her ülkede sahte aydın var. Devleti toplumsal krizle yıkmak isteyenlerin emellerine hizmet için oluşturulmuş bir sahte aydın kadrosu var. Lazım olunca münasip işlerde kullanılan varlıklar. (Anladın sen onu) Bunlar en son Kaz Dağları’nda kullanıldı. Sonra oradaki güruhun kendisi ağaç, taş ve toprak altında altın aramaya çıktı. Kaz Dağları altın için talan ediliyor diyen bu sahte aydın koleksiyonundakilerin de orada arsa ve vilları olduğu anlaşıldı. Orada da konser verdiler ama bunların milleti toplayıp yaptığı çalgıcılığa artık konser demiyorum dedik ya sahteler diye. Cumartesi, pazar anaları dediniz Diyarbakır’dakiler ana değil mi? Doğru cumartesi anaları dediğiniz devleti suçluyordu, sende içeriden satın alınmış biri olarak onlar da senin kafandan, bunlar devleti suçlamıyor arada fark var. Suçlanan merciler farklı. Sizin misyonunuza aykırı bir eylem yapıyorlar.

ŞİDDET, CİNAYET, İSTİSMAR VB…

Şiddet konusunda cinsiyet fark etmeksizin bir yarış var. Biri yan baktın der, diğeri ya benimsin ya kara toprağın der. Bir başka yaratık para isteyip onu da alamayınca hayatının baharındaki gencecik mühendisi oracıkta bıçaklar. (Burası kötü konuşulacak bir yer olmadığı için yazamıyorum ama aklıma geldikçe öfkeleniyorum) Sonra bir kadın kocasını öldürür cesedini parçalar, bavula koyar. Aynısını başka bir erkek yaratık karısına yapar. Bize ne oldu. Nasıl bir toplum olduk. Trafik kurallarına uymayan sürücüyü uyaran gurbetçi vatandaş, o sürücü tarafından bıçaklanıyor ve hayatını kaybediyor. O kadar çok ki hangisini yazıp anlatayım. İncir çekirdeğini doldurmayan basit konularda cinayetler işleniyor. Yasalar cinayet zanlısını adeta koruyor. Yahu vallahi koruyor. Kızının gözü önünde kocası olacak noktanın biri tarafından katledilen Emine Bulut aklıma o görüntü geldikçe hala öfkeleniyorum. O kızın sesi hala kulaklarımda. Bu “noktalı virgülü ” başka bir şehirdeki hapishaneye (misafirhane demek daha doğru ama yine de Allah korusun, Allah düşürmesin ama mevcut durum içeridekileri koruyor benim düşüncem) güvenlik gerekçesiyle naklediyorlar. Küçücük çocuklara istismarda, tacizde bulunan sapık yaratıklar… O kadar çok bilemiyorum. Allah en iyisini bilir. Neden bunları yaşayan bir toplum olduk? İnsanlarda İslami hassasiyetler zayıf, aileden itikadı bozuk yetişiyor. Anne- Baba da ne var evladına versin. Akmayan çeşmeden bardak dolar mı?

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “Hüsran” şiirindeki şu dizelerle bitirelim.

“Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?

Ellerdi yatanlar, sağa baktım, sola baktım;

Feryâdımı artık boğarak, na'şını, tuttum,

Bin parça edip şi'rime gömdüm de bıraktım.”

(* Artan kadına, erkeğe, hayvana şiddet ve cinayetlerini bundan daha iyi açıklayabilecek bir kavram bulamadım. Ülkede şiddet konusunda bir kriz, sanki insanlar arasında bir yarış var.)

Selam ve dua ile

 

Bu yazı toplam 4643 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim