• BIST 94.437
  • Altın 194,223
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

FLAMENKO KATLEDİLEN MÜSLÜMANLARIN AĞITIDIR

Tugçe Merve Elmacı
Bir kadın gördüm soğuk taş mağaranın içinde. Donmuş ruhunun derinliklerindeki acı, keder ve hasreti, ağlamaktan kurumuş kara gözlerinde gördüm. Püsküllü şalını yorgun omuzlarına yerleştirirken, ızdırabını yüzünün her çizgisinden okudum. Uzaklardaki 'El Beyzin' şehrine bakıyordu kaskatı kesilmiş donuk gözleriyle. 
Bir anda canlandı her şey yeniden. Kin, öfke ve nefretle sarsıldı tüm vücudu.
Ümidini tamamen yitirmenin acısıyla uzun eteklerinin altından yere sertçe topuklarını vuruyordu. 
Koca bir şehrin haykırışı kulaklarında uğuldamaya başladı yeniden. Torunları, kızları köle olarak satılırken büyük küçük demeden erkeklerin katledilişi gözlerinin önündeydi.
Kendine yetememenin verdiği çaresizlikle kafasını sertçe sağa sola sallarken etekleri dalgalanıyor bir yandan saçlarını yolarken ağıtlar yakıyordu. 
Hani müslüman mahallelerine girilmeyecek, mallarına ve camilerine dokunulmayacak, namuslarına ilişilmeyecekti? 
1492 de Müslüman Endülüs'ün son kalesi GIRNATA şehri düşerken yapılmamış mıydı bu antlaşma?
Sadece 4 sene bağlı kalındı buna, sadece 4 sene....
O kirli günden sonra bir daha güneş doğmadı İspanya'ya. Müslümanların katledilişinin haykırışlarıyla boğuldu bu koca şehir GIRNATA!
Kastilya ve Aragon kraliçesi kirli İsabel var gücüyle bağırıyordu;
 
"Girdiğiniz her ev ve esir aldığınız her müslüman sizin malınız,
yaşlı kadınları da şehrin dışına sürün!"
Şehir surlarının dışında, mağaralarda yaşayan çingeneler sahip çıkmasaydı bu müslüman yaşlı kadınlara, açlıktan öleceklerdi belki de. 
Senelerce izlediler çingeneler; bu kadınların dövünmelerini, tepinmelerini, yırtınmalarını; dinlediler ağıtlarını. Bunu  ritim haline getirip başladılar dans etmeye.
Şehrin dışındaki mağaranın içinde, gösteri salonunda  oturduğum sandalyeden izlerken, işte tam karşımda duruyor; omzunda bir şal, sımsıkı bir topuz, boyundan ayak bileğine kadar kapalı farbalalı elbise. Uzaklara bakıyor donuk bir ifadeyle. Ayaklarının yere sertçe vurmasıyla başlıyor ritmi, eteklerinin ucundan tutup sağa sola dönerken, bir yandan da elleri saçlarına gidiyor sanki yolacakmış  gibi, arkada bir ağıt sesi...
Flamenko kuralıdır bu;
Gülmeyeceksin!
Uzaklara bakacaksın! 
Ayaklarınla tepineceksin!
O ayak vuruşları, arada söylenen'oley'sesleri ve alkışlar ızdıraptan başka birşey değildi benim için; boğazımda düğüm, gözlerimde yaş...
 
FLAMENKO KATLEDİLEN MÜSLÜMANLARIN AĞITIDIR!
 
YAŞANAN KATLİAMIN HAYKIRIŞIDIR FLAMENKO!
Bu yazı toplam 1092 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim