• BIST 109.128
  • Altın 156,294
  • Dolar 3,8672
  • Euro 4,5590
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

Filistin’de İşgalin 100. Yılı

Abdulaziz ÖZTÜRK

Geçen hafta İngiltere 2 Kasım 1917’de Filistin topraklarında Yahudiler için bir devlet kurulmasını desteklediğini gösteren Balfour deklarasyonun 100.yılını kutlayarak  kendileri için bir gururu bizler içinde unutulan bir tarihi hatırlattılar.

Kudüs  şehrinin  İngilizlere teslim edilişi Hristiyan aleminde 2.Haçlı zaferi olarak ilan edildi başlangıçta. Çünkü 1099 yılında Haçlıların kontrolüne giren Kudüs 1187 yılında Selahattin Eyyubi’nin fethi ile yine İslam idaresine girmiş  ve 730 sene boyunca bölgede her dinin mensubu huzur ve sükûnet içerisinde yaşayarak mukaddes değerler korunmuştu.  730 sene sonra Hristiyan İngilizler tarafından şehrin teslim alınması İngiliz General EdmundAllenby, Yafa Kapısı'ndan muzaffer bir edayla Kudüs'e girerek kenti işgal etti. Bu tarihi gelişme üzerine Allenby'nin "Haçlı Savaşları'nın artık nihayete erdiğini" söylediği, İngilizlerin Kudüs'e girişinin, Haçlı Savaşları'nın devamı niteliğinde ve bu süreci "başarılı" bir biçimde neticelendiren bir adım olduğunu ifade ederek ‘kutsal bir zafer’ olduğunu Hristiyan dünyasına yutturuyor.

Osmanlı’nın şehri teslim etmesi ise Kudüs’ün son idarecisi olan İzzet Bey, İstanbul’a, İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği şifreli telgrafında “Kutsal mekânlara top mermileri düşüyor, tahribata engel olmak için şehri boşaltıyoruz” diyerek şehri boşaltmaya başlamış ve daha fazla kanın akmaması için anlaşma yapmak zorunda kaldığını ifade ediyor.

Dönemin İngiltere Başbakanı David Lloyd George, Kudüs'ün ele geçirilmesini "İngiliz halkına verilmiş bir Noel hediyesi" olarak nitelendirdi. Zira Allenby'ye şehri, Noel tatilinden önce almasını tavsiye etmişti.

9 Kasım 1917’de yayınlanan London Times gazetesinin manşeti “Yahudiler için Filistin!”  idi ve haberde İngiliz hükümetinin daha sonra Balfour Deklarasyonu olarak adlandırılan bir mektup yayınlamaya karar verdiği belirtiliyordu. Dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı  Lord Arthur Balfour tarafından  LordRothschild’e bir hafta önce, 2 Kasım 1917 tarihinde, yollanan mektupta, İngiliz hükümetinin Filistin topraklarında kurulacak bir Yahudi devleti fikrine sıcak baktığı ve bu hedefin gerçekleşmesi için gerekli desteği sağlayacağı bildiriliyordu.

Bu bildiri ve manşetin bir hafta sonra yayınlanması yaklaşık 401 yıl sene Osmanlı Hilafet sancağı altında yaşayan Filistin’in ve Kudüs şehrinin İngilizlere teslim edilişinden sonra gerçekleşmesi Yahudilerin Kudüs’teki ilk zaferiydi. 

Haçlı Kisvesi altında Siyonist İsrail’in inşası

"Haçlı" fikri, Siyonist harekete verilen destek ile Filistin'de bir Yahudi yurdu kurulması planında da yer bulmuştu. Aslına bakılırsa, kutsal kitaplarda anlatılan geçmişin yeniden yaratılması ile ilgili dini  yorum ve girişimler, aşırı sağcı, tahrif edilmiş bir Hristiyan dünya görüşünün önünü açma amacı güdüyordu. Bu dünya görüşüne göre, İsa'nın Yeniden Doğuşu beklentisinin gerçekleşmesi açısından İsrail bir sıçrama tahtasıydı.

1917'deki İngiliz İşgali, aynı yıl (Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasına İngiliz hükümetinin destek vereceğini ilan eden) Balfour Deklarasyonu'nun yapılması ve Filistinliler aleyhine bir Yahudi vatanı kurma planlarının eyleme dökülmesini mümkün kıldı. İngilizler bu projeyi, Yahudilere olan sevgileri veya onları çok düşünmeleri nedeniyle yapmadı. Aksine, Siyonizmin en güçlü destekçileri arasında, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı LordArthourBalfour da dahil, en hararetli Yahudi karşıtları da yer alıyordu. Siyonizmin desteklenmesindeki temel sebep, Avrupa'nın Yahudilere yönelik kuramsal olarak oluşturulmuş ırkçı, bağnaz, hoşgörüsüz tutum ve politikalarıydı.bu politikalar bilinçli olarak üretilmiş bununla birlikte ekonomik ve siyasi güçleri her zaman kendileri için bir zırh olmuştu.

Özellikle BalfourdeklerasyonununLordRothschild’e rapor şeklinde bildirilmesi uygulanan planın ne kadar başarılı olacağını ve Siyonizminsadece  Filistin'de tutunabileceğini ve Filistin topraklarında kurulucak olan bir İsrail devletinin ilk başarısını bu şekilde teyid etmişlerdir.

1948 yılına kadar Filistin halkı, etnik temizlik ve sürgünler, katliamlar, konut yıkımları, genişleyen İsrail yerleşimleri, toprak müsadereleri, her gün yaşanan şiddet olayları ve devlet olmaları sonrasında Mescid-i Aksa'yı hedef alan saldırılar, Utanç Duvarı ve 40'tan fazla ayrımcı yasa ile zulmleri tüm dünya ve İslam alemi tarafından seyredilmeye devam edilmektedir.

Bu zulümler yüz yıldır devam ediyor ve bir müddet daha devam edecek. İslam alemi tefrikadan vahdete dönmediği müddetçe Haçlıların bu coğrafyadaki savaşları Siyonistlerin ekonomik ve siyasi desteği ile sürecek.

Rabbim Müslümanlara feraset ve basiret nasip etsin ve ümmet olma yolunda bizleri tek bir ümmet eylesin. Amin

Bu yazı toplam 141 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim