• BIST 102.209
  • Altın 226,099
  • Dolar 5,3001
  • Euro 6,0000
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 12 °C

FETÖ İLE MÜCADELEDE B PLANINA GEÇİLMELİ..

Serdar  Kayhann
15 Temmuz FETÖ askeri kalkışması bizden çok Batılıları hayal kırıklığına uğrattı. O günTürkiye’yi işgal için Kıbrıs’ta 10 bin askeriyle bekleyen İngilizler, PYD üniforması giymiş 50 bin özel kuvvetle güney sınırımıza konuşlanmış ABD, 5 bin DEAŞ’lı teröristi Hatay’ın karşı yakasına yığmış yabancı istihbarat örgütleri, darbeye karşı Türk milletinin çılgınca direnişini görünce şok üstüne şok yaşayarak planlarını revize etme ihtiyacı duydular.
 
İsrail ve arka plandaki İngiliz aklı, ABD askeri ve Avrupa desteğiyle 1991 yılında başlayan Ortadoğu işgalinin son durağı Türkiye oldu. Hamlenin erken yapıldığı bile düşünülebilir.. Demokrasi yalanları ve ekonomik vaatlerle Bağdat’ı, Musul’u, Sana’yı, Şam’ı, Halep’i, Trablusgarp’ı yerle bir eden Haçlılar, bölgede bir tek petrol kuyusuna dokunmadılar..
 
Sınırlarımızdaki bütün ülkeleri harabeye çevirip yaşanmaz hale getirdikten sonra topraklarımıza geldiler. Türkiye yıkılmadığı sürece bu coğrafyanın teslim olmayacağını, hiçbir haritanın çizilemeyeceğini çok iyi biliyorlardı. 2003’ten bu yana ,Hükümete muhtıra , MİT’e operasyon, gezi kalkışması, 17-25 küresel paralel ihanet şebekesinin baş kaldırması, 6-8 Ekim Kobani bahanesiyle bu millet, devlet ve iktidar hedef alındı. Açık açık saldırmadan önce yokluyorlar. İçimizdeki terör örgütleriyle, istihbaratçılarıyla, bizden gibi görünen mankurtları saldılar üzerimize..Eğer 15 Temmuz gecesi FETÖ kalkışmasında başarıya ulaşmış olsalardı, İslam’ın son kalesi zaten işgal edilmiş, teslim alınmış olacaktı. Bu haliyle arzı mevud hayalleri yolundaki en büyük engel aşılmış olacaktı. Türkiye Onlarca yıl belini doğrultamayacak, ABD ve Avrupa karşısında diz çökmüş olacaktı.
 
Düşünebiliyor musunuz Türkiye nüfusunun % 1 ini bile oluşturmayan bu örgüt darbeyi başarsaydı bile bu ülkeyi nasıl yönetecekti. Bu ülkede ekonomik ve siyasal istikrar olacak mıydı.? Öyle anlaşılıyor ki, devleti yönetme değil bölmek ve parçalama hedefi gütmüşler ve batılıların işgali için zemin hazırlamışlardır.
Yoksa dışarıdan destek almayan hiç bir yerli hain bu kadar uzun süre hayatta kalamaz ve dünyada tutunamaz..
 
15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bir yıllık bir zaman geçti.. Geriye dönüp baktığımızda darbenin savuşturulmasındaki başarının ne yazık ki örgütü çökertme operasyonlarında gösterildiğini söyleyemeyoruz. 
 
Darbenin yıl dönümünde hain örgütün lideri Fethullah Gülen’in Amerika Birleşik Devletleri’nde Amerikanin BBC’si olarak görebileceğimiz National Public Radio’a (NPR) ya bir mülakat veriyor..Bunun nasıl okumak gerek.? Bırakın bir bu hainin kendinde mülakat vermek yüzsüzlüğünü müttefik Amerika bu adamı nasıl konuşturuyor. Bu olay bile fetöyü hala bırakmadığını resmen politikalarında kullanmaya devam ettiğini gösteriyor.
 
Görünen o ki 15 temmuzdan itibaren gerek kriptoların manipülasyonları gerekse devlet kadrolarının acemiliği ve işbilmezliği yüzünden yapılan hatalar Fetö örgütünü fazlasıyla memnun etmiş durumda. Belki örgütün çok daha önceden çökertilmesinin önüne geçmiş olabilirler. Kanlı örgüt hala tabana umut pompalayabiliyor ve örgüt militanlarının büyük bibr kısmı hala itirafçı olmamış ise yapılan işin bir yerinde mutlaka bir yanlışlık olmalı. En acı yönü ise zaman geçtikte örgütün tam anlamıyla çözülme ihtimalinin riske giriyor olması.
Bu tip örgütlere karşı operasyonda ilk bir ay çok önemli bir süredir. Henüz olayın şokunu atlatmadan ve örgütün militanlar yönlendirme fırsatı bulmadan yapılacak çökertme nokta atışı olacaktır.
 
Maalesef bu şansı kaçırmış durumdayız. Kararnamelerde ihraçların yanında iadelerin olması kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. İnsanlar haklı olarak şu soruyu soruyorlar bu kararnamenin sonunda da iade olacaksa neden mağduriyetler yaşatılıyor. İdare hukukunda bir kavram var. Telafisi imkansız zarar. Yani işin sonunda mağduriyetin tescili ihtimali varsa yaşanan Mağduriyet leri önleyecek tedbirleri almalı devlet. Aksi halde kendi işini zora sokmuş olur..
 
Yaşanan mağduriyetlerin ülkenin geleceğine olası etkilerini görmek ve bu konuda sosyolojik bir araştırma yapmak gerekmiyor mu?
Yoksa araya masumların çerez olarak atılması kripto fetöcülerin bir sulanldırma ve karartma eylem mi? Peki bunların failleri kriptolar  ise buna yönelik bir proje geliştirilmesi gerekmiyor mu? 
 
Son,yüzyılın en büyük toplumsal bir ihanet vebasıyla karşı karşıyayız . Bu örgütü tam anlamıyla çözemezsek Türkiye yarınlara emin adımlarla yürüyemez.
 
NELER YAPILMALI?


1-Adaletteki teknik aksaklıklar tespit edilerek ivedi olarak giderilmeli . Şeffaflık ve uygulama birliği temin edilmeli.Zira şeffalığın olmadığı her yer maniplüsyonlara açıktır. Tecrübe ve liyakate azami önem verilmeli ve hukuk ilminin doğasını zorlayan ve kan uyuşmazlığı olan uygulamalar terk edilmeli.
 
 
2-Kesinlikle idam cezeası getirilmeli ve olay günü eli kana bulaşan tüm teröristler idam edilmelidir. Hukukun geçmise yürümeyen ceza hukuku ve idamı engelleyen ilkelerini by pas etmek zor değildir.. Şayet dünyayı karşımızı alacaksak bu konuda almalıyız zira idamlar dünyanın görüp görmediği en karanlık ve en kompleks olan bu örgütün çözülmesini tetikleyecek en önemli enstrümandır bana göre...
 
Neden idam?
idam edilen militanlar bundan sonra örgütün yapmayı tasarladığı bir darbede artık kulanılmayacak milatanlar olduğu için örgüt yetişmiş militanlarını kaybedecek üstelik bu durum örgütü manevi olarak olumsuz etkileyecektir. Ayırca bu durum itirafçı olmak için kafası karışık olanların en kısa sürede itirafçı olmalarını tetikleyecektir. Can tatlıdır ve bu miltanların eş ve çocuklarının itirafçılık baskısına fazla direneceklerini sanmıyorum..
 
3-Devletin operasyon makamındaki 15 temmuz öncesi kadroların büyük bir bölümü değiştirilmelidir. Gerek bu süredeki başarısızlık gerekse fetö ile yolların kesişmesi ve gerekse ülkede yaşanan teorik yetmezlik nedeniyle içeride ve uzun süre aynı görevde kalmanın doğurduğu körleşmenin handikaplarını gidermek için mutlaka kadrolarda değişiklik yapılmalı.
 
4-Tüm adli soruşturmaların üzerinden mutlaka tekrar gidilmelidir. Zira 6 ay özel yetkili bir mahkemede göre yapan bir hakimin kripto fetöcü olduğu 6 ay sonra anlaşılıyorsa ve fetö soruşturmasına bakan savcı fetöcü çıkıyorsa onların yaptığı tüm soruşturmaların yeniden elden geçirilmesi zaruret olmuş demektir.
 
5-Devlet bulanık suda balık avlıyor görüntüsünden çıkarılmalı ve nokta atışlarla örgütü bitirmelidir. Bir başka ifade ile halktaki güven paniği sona erdirilmeli  isabetli operasyonlarla ihraç olan veya tutuklananların tamamının fetücü olduğu algısı toplama yerleştirilmelidir. Aksi taktirde zaman geçtikte halkın gözünde operasyonlar meşruiyetini yitirebilir ki bu bizim düşmememiz gereken en vahim hata olur.
 
6- Fetönün en büyük hamisi olan Amerika mutlaka dize getirilmeli.  Amerika nasıl dize getirilir diye sorarsak ben dünyada hiçbir gücün yenilmez olduğunu düşünmüyorum. Sadece o gücün zaaflarını çok iyi bilmek ve onları hiç beklemediği ve ummadıkları yerlerden vurmanın gerektiğini biliyorum. Amerika kendisini zora sokacak ve gerçekten bu ülkete   karşı  domino etkisi yapacak sosyolojik ve ekonomik bir kuşatma içine alınabilir .
 

Amerika , ummadığı ve ihtimal vermediği hamleler ve geniş  bir kuşatma politikası ile kıskaca alınabilir.  Ki bu halde Amerika fetö' ele başını bize teslim etmek zorunda kalabilir.

Bu yazı toplam 476 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim