• BIST 94.437
  • Altın 194,223
  • Dolar 4,7316
  • Euro 5,4729
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

ÇÜNKÜ SEN HİÇ AŞKA GELMEDİN

Esra Orak

Sessizliklerle boğuşuyorum bu aralar. Kendime itiraf edemediğim çığlıkları duyuyorum içimde. Kopamıyorum başımda dönüp dolaşan başıboş ama kalbe esir düşüncelerden. Öznesiz cümleler kurmaya başladım. Ama aklımda, fikrimde, kalbim de gizli öznelere tutsak. Adlandıramadığım, anlatamadığım, açıklayamadığım salaş kelimeler hükmediyor hayatıma.

 Bir dem sonbahar, bir kuple musiki, yüzüme vuran rüzgarlar ve ıslandığım yağmur hatırlatıyor yaşamayı, gülmeyi…

Bazen boş boş yürüyorum. İçimde şiirler telleniyor, şehrin kalabalığı ıraklaşıyor yanımdan, minik bir tebessüm alıyor çehremi. Gürültüler rahatsız etmiyor mesela, sonra insanlar daha güzel görünüyor gözüme. Bu aralar Leyla olmak hayat kurtarıyor. Bırak Mecnun uğramasın şehrime dert değil. Ben onu değil, onu görünce hissettiklerimi, mahcubiyetimi, gözlerimden doğan güneşleri seviyorum.  Mesela seni değil, bana kattıklarını, bana anlattıklarını seviyorum.

  Eğer seni seversem, gideceksin bir sonbahar günü hem de hüzünleri ocağıma ekip gideceksin. Salına salına terk edeceksin sevdanı. İşte o an son’baharımız olacak sahiden.

Bilirsin sevdiceğim bu mevsim insanı üşütür. Pencereden bakınca bahar sanırsın fakat dışarı çıkınca soğuk dokunur tenine. Aldanma sen bu havalara ben gibi olursun sonra baharı beklerken kış aralar kapını. Aldatır seni de tıpkı sen gibi, yüzüne vurur hırçınlığını. Ama sen bilmezsin bunları,

Çünkü sen hiç ben olmadın ki,

Çünkü sen hiç aşka gelmedin,

Çünkü sen hiç nefes almanın güzelliğini yaşamadın.

Sen hep ışıklı sokaklarda şarkı söylemek yerine çıkmaz sokaklara yürümeyi tercih ettin ve şimdi en çıkmaz sokakların adı oldun. Sana gelişimin ve gidemeyişimin bundan başka bir açıklaması olamazdı işte.

Aşk bu olsa gerek çıkmazlar pahasına, her bakışında, her dokunuşunda hücrelerinde onu hissedebilmek. Yalnızca atan kalbinde yada aklında olmadığını bilirsin. Yavaş yavaş içine işlemeye başlamıştır. Ve ansızın hiç olmadık bir yerde karşına çıkar. Bir hayal de, bir rüya da, bir sokak başında, bir parfüm kokusunda yahut bir kelime de…

Hayatımın bir kısmı cam kırıklarıyla geçti. Büyük savaşlar verdim kazanmak için, canım yansa da hep kendimden emin oldum, hep güçlü oldum ve hep güldüm. Ve susuyorum artık derin derin, ateşler basılsa da bağrına, buz tutar hüzünlerin, en dipsiz kuyularda tek başına silersin gözyaşlarını.

Bundan sonrası mı?

Bir yaza,

Bir yağmura,

Bir rüzgâra,

Bir de dualara açarım kalbimi, çünkü insanlar bunları duyamayacak kadar sağır, anlatamayacak kadar da ahraz. Belki bir gün bunlardan birisine denk gelirsin işte o zaman anlatırlar sana tüm suskunluğumu. Belki bir gün bir ayışığında yalnızlığımızı paylaşırız kim bilir. İşte o gün menekşe kokulu sabahlara uyanmaların vaktidir.

 

 

Bu yazı toplam 2077 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim