• BIST 85.274
  • Altın 248,056
  • Dolar 6,0557
  • Euro 6,7552
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 28 °C

Çağdaş Firavunlar ve Günümüzdeki Temsilcileri

Abdulaziz ÖZTÜRK

İnsanlık tarihi boyunca zalimler topluluğuna karşı yapılan hak mücadelelere şahit olmuşuzdur. Bunun ilk örneği olan Hz. Adem (a.s.)’ın oğulları olan  Habil ile Kabil olayı her dönemde iyi ve kötünün, Hakk ile bâtıl mücadelesinin, zalim ile mazlumun timsali olmuş, günümüze kadar devam etmiş ve kıyamete kadar da devam edecektir.

Her dönemde ‘Zalim Firavunlar’ olduğu gibi zalimin karşısında dimdik duran Peygamberler (a.s) ve Salih ümmetleri olmuştur. Hakk daima batılı zail etmiş, zail olmaya da mahkumdur.

Yüce Rabbimiz bizlere zalimler topluluğunun ibretli bir şekilde nasıl helak olduğunu Hz. Musa (a.s.) kıssası ile anlatır. Hiçbir şeyleri olmayan Hz.Mûsâ (a.s.) ve O’na inananları,  toptan yok etmek üzere kovalayan Firavun ve ordusu nasıl Kızıldeniz’de boğulup yok oldularsa, günümüz firavunlarının da helâki yakındır.

Günümüzde zulümleri ile katliamlar, işkenceler veya sürgünler yaptıran Çağdaş Firavunlar ve orduları binlerce önce seneyi arattırmayan sistematik zulümlerini yapmaya devam edip atalarının yolunda dimdik devam etmektedirler.

Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Filistin’de veya Arakan’da onlarca İslam toprağında Yahudi, Haçlı veya Putperest zulmü olduğu gibi kendilerini Firavun gibi yenilmez zanneden Çağdaş Firavunlar ve orduları batıl  davalarını hak görüp sınır tanımayan zulümleri ile  meşruiyet zemininde olduğunu iddia etmektedir.

Bu çağdaş Firavunlar iktidar mücadelelerinde silah, para veya enerji kaynaklarını hileleri ile iyi bir şekilde yönetip kendilerine boyun eğmeyenleri silahla veya ekonomik krizler ile susturmaya hatta iç savaşlar çıkarıp onlarca yıl sistematik katliamlara maruz bırakmaktadırlar. 

Maalesef bu firavunlara yardım eden, dünya menfaatleri icabı şeref ve şahsiyetini satan , izzet ve onurunu kaybetmiş ve kendilerini Müslüman zanneden beyinsiz işbirlikçiler firavunun askerleri gibi hizmet etmektedirler.

Çağdaş Firavunların modern silahları

Çağdaş Firavunlar gerek modern teknolojik ağır silahları gerek göz kamaştırıcı büyük orduları insanlara ciddi anlamda korku vermektedir. Bunun yanında istihbarat örgütleri, ekonomik anlamda finans çeteleri, dünya gündemini belirlemedeki medya ayakları ve internet üzerindeki abti-sosyal medya ayakları… Hepsi Çağdaş Firavunların menfaatlerine hizmet etmekte ve kendilerine itaat etmeyenleri en ağır bir şekilde cezalandırmaktadırlar.

Siyasi anlamda kendi güdümlerine girmeyen veya kendi getirdikleri iktidarların kontrollerinden çıkmasıyla askeri müdahale veya iç savaşlarla cezalandırılan ülkeler, istihbarat örgütleri ile darbeler, finans çeteleriyle ekonomik krizler veya medya ayakları ile yalan haberler ve bu yalan haberlerin yayılması için anti-sosyal medya…. Hepsi Çağdaş Firavunların kontrolünde…

Peki bu savaşın kazananı kim olacak?  Sorusuna en güzel cevap şudur:

Alemlerin Rabbi olan Yüce Rabbimiz, hiç şüphesiz her şeyi en iyi bilen olduğu için insanlığı saâdet veya felâkete götürecek yolları da bizzat Peygamberler ve Kitaplar göndermek suretiyle insanlığa göstermiştir. Geçmiş ümmetlerin yaşadıklarını gelecekteki insanlıkda yaşayacaktır. İman edenler kazananlar olacak ve  kurtuluş da iman da olacaktır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

 “Bu (Kur’ân),  insanlar için bir açıklama, Allâh’a karşı gelmekten sakınanlar için bir hidâyet ve bir öğüttür.” “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) îmân etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.” (Âl-i İmrân, 3/138-139)

 

Peki bu İman ne ile muhafaza olur?

El-cevab: Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Gerçekten bu Kur’ân en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfât olduğunu müjdeler.” (İsrâ, 17/9)

Nasıl ki İbrahim (a.s.) Nemrut ile mücadele ettiyse, Musa (a.s) Firavunla mücadele ettiyse Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) de Ebu Cehil ile iman çerçevesinde mücadele etmiştir. Bu mücadele yine vahyin kontrolünde olmuştur.

Günümüzdeki mücadelemiz yine aynı yolda olacak ve ümmet nasıl geçmişte galip geldiyse yine bu galibiyeti tadacaktır. Yeter ki bizler ümmet olalım, bir olalım ve Kur’an yolunu tek yol olarak hayatımıza uygulayalım.

Bugün Suriye için, Filistin için, Arakan için veya dünyanın dört bir tarafında zulüm altında inleyen kardeşlerimiz için dertlenmedikçe ümmet olamayız ve hezimet yaşamaya devam ederiz.

Bizler Allah (c.c.)’nun ipine sımsıkı sarıldıkça O Firavun orduları bölük pörçük olup, paramparça olacaklardır. Ne orduları karşımızda durabilecek ne de ekonomileri onları kurtarabilecektir. Onlarla birlikte hareket eden herkesin akibeti onlar gibi yok olmaya mahkum olacaktır.

Ey iman etmiş, şeref ve izzetini kaybetmemiş Kardeşim! Geçmişte bu Firavunlar nasıl hezimete uğradılarsa bugün de uğrayacaktırlar. Yeter ki hepimiz ümmet olalım. Zafer İslam’ın olacaktır. Ne Mutlu Müslümanım Diyene!

Abdülaziz Öztürk

Medine İslam Üniversitesi Mezun/Araştırmacı                                                                       abdulaziztr@gmail.com

Bu yazı toplam 1010 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim