• BIST 109.128
  • Altın 156,294
  • Dolar 3,8672
  • Euro 4,5590
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

BİR IŞIK DAHA

Esra Orak

Ülkemizde belki de dünya meslekleri arasında en önemli ve en kutsal mesleklerdendir öğretmenlik. Bilim, teknoloji, kültür, saygı, sevgi çemberleri arasında ileriye doğru büyük yollar kat eden yüce bir ışıktır. Yılların emeği, tecrübesi, çalışması tıpkı Zeki Müren’in dediği gibi ‘Sene de bir gün’ tabiriyle can buluyor. Tüm yılın yorgunluğunu, çabasını bir günde unutuluyor. Öyle sevgi dolu gözlerle, tarifi olmayan kelimeler, gülüşler, ufacık hediyeler alıp götürüyor tüm olumsuzlukları. Sınıfın kapısını aralayınca başlayan ‘öğretmenim canım benim, canım benim seni ben pek çok pek çok severim... Şarkıları, alkışlar, gülümsemeler her şeye bedel bir duygu değil mi?  

Senin toprağa bıraktığın fidanların, tohumların birer birer aşkla büyüdüğünü,

Tek tek çiçek açtığını görmek en güzel duygu değil mi?

Emek emek bugünleri yarın yapanlarımız,

Tıpkı bir nakkaşın ince ince işlediği sanat eseri gibi nice gelecekleri inşa eden emektarlarımız.

     Onların adı ‘öğretmen’... Mesleğe mâl edilmiş bir görevden ziyade en temelde ailede başlayan kutsal bir görev. Annem, babam, ailem benim ilk öğretmenlerim hayatı öğretenlerim yanlışım da doğrum da kırmadan, incitmeden bana doğruyu gösterenlerim varlığınıza hamd olsun. Ne güzel demiş Hz Ali ‘bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.’ Biz ise nice kırk yılları bir güne indirgedik.  Bütün minnettarlığımızı bir gün ile başlayıp bitirebiliyoruz. İsterdim her gün kıymet bilelim, isterdim her gün sizin gününüz olsun, isterdim hepinizin emeklerini tüm ömrümüz boyunca dile getirelim.  Her birimizin imrenerek baktığı ve ‘bende bir gün böyle bir öğretmen olacağım!’ dediği bir kahramanı vardır mutlaka. Selam olsun o kahramanlarımıza… Yeri geldiğinde arkadaş, yeri geldiğinde aile, yeri geldiğinde ise kimsenin yerini tutmayan sıkı bir dost.  

Benim öyle bir öğretmenim vardı;

 Üçüncü gözüm, üçüncü kulağım, elim, ayağım, geleceğim, aydınlığım oldu. 

 Doğrum, yanlışım, sevgim, saygım, gelecek umutlarım oldu…

Kurak çöllerde hayal etmeyi, karanlıkta ışık aramayı, kimsesizlikte sevmeyi, sevilmeyi

Nereye gitsem, benliğimi, kimliğimi kaybetmemem gerektiğini,

Şartlar ne olursa olsun doğruluktan vazgeçmemem gerektiğini öğretti…

   Çok şey yaşadık ne tecrübeler edindik ama ne güzel rehberdiniz her biriniz en doğru yoldan yürümeyi öğrettiniz. Yanlışta yapsak onların sadece birer deneyim olduğunu öğrettiniz. Her düşüşün biraz daha olgunlaşma olduğunu asıl önemli olanın ayağa kalkmak ve daha sonrasında da ayakta kalmayı öğrettiniz.

   Platon’un dediği gibi, ‘Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla, öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir’

 

    Öğretmek için öğretmen olmak gerekmiyor. Hayatı, aşkı, sevgiyi, kardeşliği, dostluğu öğreten herkese teşekkür edin bu gün… Acısından tut ki iyisine, kötüsüne, yeryüzünden gökyüzüne kadar en güzeli öğretenlerim, öğretenlerimiz var olun!  Başta başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin bu kutsal günü kutlu olsun. Yaktığınız meşalenin sonsuza dek yanması dileğiyle deyip sözü Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın müthiş dizelerine bırakıyorum.

Bir ışık, bir ışık daha

Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür

Nice istemeseler de, nice önleseler de,

Uyandırır toplumunu

İyiye, doğruya, güzele öğretmen. 

Bu yazı toplam 304 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim