• BIST 114.365
  • Altın 324,351
  • Dolar 6,1305
  • Euro 6,6634
  • Kayseri -3 °C
  • Ankara -2 °C

BİR HALKIN ÖLÜMÜ

Ebubekir Bağcı

Biz tam anlamıyla bir millet olamamışız. Az olan Türklük oda son birkaç yılda tükenmiş. Toplum olarak marka değerimiz yok. (Yahu devlet arman bile yok. Devlet arması olmayan iki devletten birisin, korkuların buna izin vermiyor.)  Son on yıl içinde halkın kültürel değerlerine karşı hızlı bir yok ediş mücadelesi verildi. Başarılı da olundu. Atomu parçalayan batı, bizim en küçük birimimiz olan aileyi de parçaladı. Atomuna ayırmakla kalmadılar, Türk aile yapısının atom altı parçacıklarına bile ulaştılar.

Neymiş efendim hukukta örneğin uluslararası antlaşmalar anayasada meclisin yaptığı kanunlardan önce gelirmiş. Kim peki bu uluslararası olan? Avrupalılar tabi ki de. Tüm uluslararası kuruluşlar bunların elindedir. Silahla giremedikleri memleketime dahil olduğumuz, dahil ettikleri kuruluşların sözleşmeleriyle girip toplumumuz, ülkemiz işgale uğramıştır. Mecliste yasa çıkarsın diye oy verdiğim insanların yaptıkları batılıların dayattıkları kadar önemli değil. Toplumu uluslararası sözleşmeler diyerek hukuk içine saklanmışmetinler vasıtasıyla Avrupalılar mı yönetiyor? Yoksa seçimlerde oy verdiklerim mi? (Medeni kanun varken İstanbul sözleşmesinin dikkate alınması hususu mesela) Yüzde 99’u müslüman memlekette ecnebinin, müslüman aile yaşamını düzenleyen din kaideleri yok sayılarak o kaidelere taban tabana zıt bir uluslararası sözleşme aile hayatını düzenliyor. Ailenin geleceği hakkında kararlar verilmesine kılavuzluk yapıyor.

“Türk” dendiğinde aklına ne geliyor? Peki İngiliz denince aklında neler beliriyor? İngiliz bayrağı,  saat kulesi, katlı otobüs, telefon kulübesi… Peki Japon denince aklına neler geliyor? Geleneksel kıyafetleriyle Japon kadınlar, Sumo güreşçisi, Tapınakları… Türk denince aklıma bayrağından başka gelen yok. Dizi ve filmlerden pompaladıkları ecnebi kültürleri ile yerel değerlerimizi yok etti. Sonra adına sanatçı, şarkıcı, popçu gibi unvanlarla insanımızın içinden görünüp özentiliğin dibine vuran sahte ne idiğü belirsizler genç nesillerimizi zehirlemeye devam ediyor. İsmi lazım değil. İçimizde şarkıcı diye gezinen bir kadın. Yeni aşk arayışındaymış. Hayatına girecek kişiyi merak ediyormuş. Onu eğlendirecek, güldürecek biri olmalıymış, Pizza siparişi vermek gibi olmadığını da ekliyor. (Kızım sen gönül eğlendirmeye soytarı arıyorsun.) 

Sonra bu tanınmış yaratıklar birini bırakıp, ötekiyle yeniden bu sözde aşk dedikleri oyuna devam ederek bizi zehirliyor. Utanma, arlanma, ahlak… nerede birini bırakıp ötekine sıra sıra geziyorlar.

Nikahsız ilişkiler normalleşiyor. Nikah toplumca, dinen onaylanmış meşru birlikteliktir. Boşanmalar, aldatmalar, eşler arası şiddet yani özellikle kadına eziyet edenler oranında da bir artış var. Kadına şiddet demek istemiyorum. Bu kavram amacı dışına çıkarak siyasallaştırılıp popüler bir reklam aracı haline gelmiş.  Artık asimile olmak için başka bir milletin içinde olmana gerek yok. Onları olduğun yere getiren çeşitli araçlar var. Devam edelim. Gençlik, yeni nesil nereye gidiyor? Siyasiler birbirleriyle “ideolojik hırlaşmaları” bir kenara bırakıp buna kafa yorsalar ne olurdu. Toplum olarak elimizde olan marka değerlerimizi kaybettik. Birilerinin topluma zorla dayattığı batılılaşma girişimleri sonucu zamanında getirisi olarak “bat’tılaştık”

Selam ve dua ile

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim