• BIST 86.072
  • Altın 251,269
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

Abdullah Gül Kayseri listesinden aday olmalıdır

Erdinç TEĞMEN

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün adaylığının gündeme gelmesi ve Sayın Erdoğan'ın “milletvekilliği adaylığı isabetli olur” açık daveti ile aktif siyasete dönme ihtimali, parti tabanında seçim öncesi oldukça heyecan uyandırdı.

3 dönem kuralına takılacak olan deneyimli yaklaşık 70 milletvekilinin mecliste bu dönemde olmayacak olması, paralel yapı endeksli vekillerin 17 Aralık operasyonu sonrası partiden ayrılmış olması ve yeni dönemde mecliste düşünülmeyen vekillerin yerlerine seçilecek olan yeni vekillerin oluşturacağı parlemontoda Abdullah Gül ismi, devlet adamı kimliği, tecrübesi ve karizmasıyla çok fazla katkı sağlar. Devletin her kademesinde başarıyla hizmet etmiş ve partinin kurucusu olan bir ismin Yeni Türkiye projesindeaktif olarak yer alması çok da dogru olur.

Gül üzerinden proje yürütüp, partiyi içerden ayrıştırmak isteyenlere, Kayseri ziyaretinde “bundan sonrasında da dava arkadaşlarıma yardımcı olacağım, bunun dışında bir düşüncem olamaz” diyerek esaslı bir cevap veren Sayın Gül, bu hizmet düşüncesini de bir bakıma resmiyete dökmüş olur.Gönlümden geçen, Abdullah Gül'ün yeniden partisinde aktif siyaset yapması. Bu işin bir yönü. Üzerinde duracağım diğer bir konu ise, yaklaşık bir yıl önce 30 Mart seçimleri ve Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, Gezi olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimleri gibi, amacı seçim sonuçlarını kendi arzu ettikleri şekilde sandık dışı gayrimeşru yollarla yönlendirmek olan çevreler hedeflerine ulaşamayınca, Abdullah Gül üzerinden algı oluşturma gayretine düşmüş, 7 Haziran seçimleri öncesi yeni bir partinin hayalini kurmuşlardı. Biz o dönemde buradan bir netice alamayacaklarını, Sayın Gül'ü arzu ettikleri oluşumun içerisine çekemeyeceklerini hep söyledik ve yazdık. Neticede hevesleri kursaklarında kalmıştı. Daha o günlerde yaşadıkları hayal kırıklığının üzerinden çok fazla zaman geçmemişken, bu günlerde aynı isim üzerinden bu defa farklı bir yöntemle sonuç almanın gayreti içerisine düşmüş görünüyorlar.

Muhalefet ardı ardına açıklamalarda bulunuyor, paralel kalemşörleri de aynı doğrultuda kalemlerini dans ettiriyorlar. AK Partinin 7 Haziran seçimlerinde oy oranının yüzde 48'lerde olduğunu gördüler ya, yeniden malzeme üretmenin peşine düştüler. Sonuç alamayacaklarını bildikleri halde yinede sürekli başarısız oldukları aynı yöntemlere tevessül ediyorlar.

CHP'yi anlarız, 90 yıldır aynı filmi izletiyorar bizlere alıştık. MHP de takıldı CHP'nin vagonuna son bir kaç yıldır, onu da kabullendik. Garip olan, daha düne kadar ak dediklerine bugün keskin bir dönüşle kara diyen paralel yapının kalemşörleri bugünlerde sahne aldılar. Takındıkları sürekli şekvacı bu yeni uslüp elbisesi üzerlerine hiç oturmadı dogrusu. Hayır yani çok sırıtıyor, komik duruma düşüyorlar bu taze kimlikleriyle.

Ne diyorlar? Abdullah Gül'e mecbur kalmışmış AKP! Davutoğlu başbakanlık yapamıyormuş da o sebeple yerine Gül düşünülüyormuş! Daha 7 ay önce oluşturduğunuz koalisyonun hiç bir partisinden aday çıkartamayıp, din adamlık kimliği ön planda olan Ekmeleddin İhsanoğlu'nu bulup getiren ve koalisyonunuzun adayı gösteren siz değil miydiniz beyler? Alakasız bir isim sizin adayınız olabiliyor da, partinin kurucusu ve her kademesinde başarıyla görev almış Sayın Gül'ün en doğal hakkı olan kendi partisinde siyaset yapacak olması mı garip düşüyor?Sizin koalisyonunuzun üyeleri ve partileri madem çok başarılıydı neden dışardan bir ismi aday göstermek durumunda kaldınız.?Sayın Gül'ün adaylığı ile Sayın Davutoğlu'nun başarısızlığı arasında nasıl bir bağ kurabildiniz hayret? Üstelik Davutoğlu çok da başarılı yürütüyor süreci.

Başka ne üretiyorlar bakalım! Türkiyenin dış politikası ve ekonomisi çökmüş, o sebeple başbakan olarak yeniden düşünülüyormuş Abdullah Gül!Süleyman Şah Türbesi'nin taşınmış olmasını dış politikada başarısızlık addedip, yine eknomide çok isabetli adımlar atmış olan Ak Parti hükümetini seçimler öncesi kumpasa düşürmek için yine kendi faiz lobilerinin ayak oyunlarının oluşturduğu algıyı meşrulaştırmak için ürettikleri bir oyunu sahneliyorlar. Kurdukları kumpasın seçimler öncesi etkisini göstermesi için Abdullah Gül ismine bu şekilde vurgu yapıyorlar. Bu tuzakları da daha öncekilerin başarız olduğu gibi tutmayacağı aşikar. Eski Türkiyeden kalma bu yöntemleri Türk halkı artık yutmuyor eskiden olduğu gibi. Ülkesine bu denli zarar vermek isteyen başka bir vesayetçi yapı topluluğu varmıdır bilemem ancak bu yollarla kendilerine de bir fayda sağlayamadıklarını görmeleri gerekiyor artık.

Sayın Abdullah Gül'ün aktif siyasete dönme ihtimali üzerinden hemen hikayeler yazmaya başladılar bile. Cumhurbaşkanlığını dava arkadaşı Recep Tayyip Erdoğan'a devretmesi esnasında öncelikli olarak kendi saflarına çekmeye çalıştıkları, açıkca kendilerinden aday göstermek için davet ettikleri, öve öve bitiremedikleri Sayın Gül'ü, bir dönem 367 garabetiyle itibarsızlaştırmaya çalıştıkları gibi yeniden dillerine ve kalemlerine doluyorlar. Bir taraftan da,“Abdullah Gül partinin başına gelir, zaten Erdoğan'la bir çok konuda aynı düşünmüyorlar, Gül Erdoğan'ın çok istediği başkanlık sistemine karşı, böylelikle arada husumet çıkar anlaşamazlar!” gibi argümanlara bel bağlamış görünüyorlar.

Bu cephede bunlar olurken Erdoğan ve Gül cephesinde ise işler farklı yürüyor tabiki. Onlar davalarını takır takır işletirlerken bu tarafın çığırtkanlıkları onlara sinek vızıltısı mesabesinde etki ediyor. Onlar ülke menfaatleri doğrultusunda dava ruhuyla yürürlerken, bizimkiler mahalle dedikodusu yapmaktan gayri görüntü vermiyorlar. Velhasıl bu işin kazananı da kaybedeni de açıkça ortada. Tamam çaresizlikten bu yolda ısrar ediyorsunuz ancak aklın yolu da bir, o da davanızda durmadan çalışmak. Hem davanız yanlış hem de çalışmak gibi bir amacınız yok. Çalışanlarınız da başka güçler hesabına çalıştıklarından toplum nezdinde değerini kaybediyor.

Abdullah Gül ve AK Parti konusuna bu yazımla bir kez daha açıklık getirdikten sonra, Sayın Gül şayet 7 Haziran seçimlerinde aday olacaksa, belki çok fazla konuşulmuyor ancak İstanbul ya da Ankara'dan değil de memleketi Kayseri'den aday gösterilirse, parti Kayseri aday listesini ne denli güçlü tutar düşünmek gerekir. Gül'ün Kayseri listesinden aday gösterilmesi zannediyorum Kayseri muhalefet partilerinin asla hoşlarına gitmeyecekleri bir durum olur. Kanaatim, Sayın Gül mutlaka aday olmalı ve Kayseri listesinde yer almalıdır...

 

Bu yazı toplam 2152 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim