• BIST 1.342
  • Altın 459,145
  • Dolar 7,8900
  • Euro 9,3908
  • Kayseri 7 °C
  • Ankara 10 °C

2020 GİDER 2021 GELİR VE İNSANLAR HEP İMTİHAN EDİLİR!

Ayşegül Emre

Öğretmenlerin genel olarak yaptığı şeydir; ünite sonlarına geldiklerinde sınıfa yönelip  "Neler Öğrendik ", "Neler Kazandık " diye sorular yöneltmek, değerlendirmeler yapmak. Aynı soruyu kendime haftanın sonunda, ayın sonunda ve geçirdiğim yılın sonunda düzenli olarak sorarım. İnsan yaşarken bazı şeyleri göremiyor. O nedenle kenara çekilip bazı şeyleri sorgulamalı. Haftanın sonunda gerçekleştirdiğim o iç muhasebe o haftanın bana öğrettiklerini, kazandırdıklarını, kaybettirdiklerini, mücadelemi, kırgınlıklarımı, kırdıklarımı ve tüm bunlardan sonra yapmam gerekenler konusunda iyi bir yön verendir. Koskoca bir yılın sonunu görmemiz için çok az bir zaman dilimi kaldı. Haliyle yıl sonu gerçekleştirdiğim o iç muhasebemi gerçekleştirmenin, "NELER ÖĞRENDİK " sorusunu yöneltmenin zamanı geldi.

          Öncelikle hem fikiriz ki bu yıl her birimizi gelişen farklı olaylar sebebiyle sıkı imtihanlardan geçirdi. Bir virüs ki tüm dünyayı etkisi altına aldı, korkulu rüyası oldu. Hatta böbürlenmeleriyle diğer dünya ülkelerine göz dağı veren, her koşulda gelişmişlikleriyle ön plana çıkmak isteyen, tüm dünya ülkelerinin gözle görülmeyen bir virüs karşısında ne kadar aciz, ne kadar da zavallı olduklarını gördük. İmtihan bu ya; zengin, fakir eşitledi. Genç, yaşlı, makam, mevki hiç dinlemedi. Sosyal sınıfları ortadan kaldırdı.Hayatın tüm gerçekleriyle eşit şekilde yüzleştiğimiz bir dönemle karşı karşıya kaldık. Geçmeyecek yaralarımız, yeri dolmayacak kayıplarımız oldu.Umut dolu başladığımız bir yılın sonunda yorgunuz. Ama bunun yanında derinlemesine düşünecek olursak bu zorlu süreç idrak edebilen insanlara bir çok şeyi öğretti, farkına varmamızı, görmemizi, uyanmamızı, yeniden düşünebilme fırsatı verdi. Bir anda hayatımız daha önce farkında olmadığımız kavramlarla  doldu, taştı. Dokunsallığı önemseyen Türk toplumuna hiç olmayacak şey oldu ve aramıza  "Sosyal Mesafe " diye ucube bir kavram girdi. Bir anda sevdiklerimize sarılamaz, ellerini tutamaz, büyüklerimizin ellerini öpemez olduk. Ne önemliymiş dokunmak, ne büyük mucizeymiş sarılabilmek. Şimdilerde ise dokunabilmeyi, sarılabilmeyi çok gerilerde bıraktık; sevdiklerimizi son yolculuğuna uğurlayamaz, son görevimizi yerine getiremez olduk.Bu hakkımız ne kadar da tehlikeli hale geldi. Meğer sevdiklerimizi son yolculuğuna uğurlayabilmek ne büyük lütufmuş, öğrendik. Yüzlerimiz bir anda maskeli hale geldi. Sıkı sıkı kapattık ağızımızı, burnumuzu. Oksijeni direkt olarak içine çekmenin ne büyük bir nimet olduğunu bu vesileyle kavradık.Varlığını önemsediğim kutlu insan Dostoyevskinin sözüdür; "Önce biraz ağladılar ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır! " onun ifade ettiği gibi buna da alışmamız uzun sürmedi. Sokağa çıkma yasaklarında özgürce gezebilme hürriyetinin önemini, aslında her bir köşesi cennet ülkemizde ne kadar da görmemiz gereken ama hep ertelediğimiz yerler olduğunu, doğanın iyileştiri gücünü mahrum kalınca anladık. Yine sokağa çıkma yasaklarında anladık ki hayatın değersiz meşguliyetleri peşinde koşarken ailemize, sevdiklerimize ne kadar az zaman ayırdığımızı. Yine bu süreçte kendi imkanlarımızla üretebilme yeteneğimiz olduğunu evde ekmekler yapmaya başlayarak, ufak çaplı icatlarda bulunarak keşfettik.Bir önemli nokta ise kuşkusuz temizliğin, hijyenin ne kadar gerekli olduğu. Allah'ın müslümanlara lütfu olarak değerlendiriyorum; bizler dinimiz gereği Ayet ve hadislerden dinimizin temizliğe vermiş olduğu önemi çok önceden kavramış, uygulamaya koymuş bir topluluğuz. Çünkü bizlerin "Temizlik İmandandır " diyen bir önderi var.Virüsün yayılmasıyla temizliğin önemini yeni idrak etmiş, hani şu gelişmişlikleriyle övünen Batı ülkelerinin tuvalet kültürünün hızla değişmeye başladığını gözlemledik. İnsanlar musluksuz klozetlerini bir köşeye bırakarak yerine taharet musluklu klozetler tercih ettiğini, bu dönemde musluklu klozet satışların bir anda arttığını gördük.Virüs bu, insanlara tahmin edemeyeceğimiz şeylerde öğretti... Sevdiklerimizin; ne nişan, düğün gibi mutlu, özel günlerinde yanlarında olabildik, ne de cenazelerinde başsağlığı temennilerini iletebilmek için yanlarında varolabildik. Mutlu günlerimizde, hüzünlü zamanlarımızda birlikte anlamlı olduğunu yine bu süreçte farkına vardık. Daha sağlıklı günlere ulaşabilmek, hayata sarılabilmemiz için herkesin birbirinden sorumlu olduğunu, kurallara bireysel olarak değilde birlikte uyum sağlarsak normale dönebileceğimizi ısrarla anlamak istemeyen insanlarla karşılaştık. Şaşkına döndük, sergiledikleri davranışlar karşısında onlar adına utandık. Aramızda "Başkaları için neyi daha iyi yapabilirim? " sorusunu kendilerine hiç sormamış insanların varolduklarını,bir felaket karşısında ne kadar çirkinleşebileceklerini gördük.İki günlük sokağa çıkma kararının hemen ardından sosyal mesafeyi hiçe sayarak metrelerce kuyruklar, izdiham oluşturan insanlar, evlerinde stok yapan insanlar, arkasını düşünmeden rafları boşaltan bencil insanlar, oluşan uzun kuyruklarda gözü dönmüş tekme tokat kavga edebilecek seviyeye gelen insanlar, karantinadan kaçarak insanların canını nasıl bilinçli şekilde tehlikeye atabileceklerinide ne yazık ki görmüş olduk. Allah ülkemizden tüm felaketleri uzak etsin fakat başa gelebilecek toplumsal olaylar karşısında içimizdeki bazı insanların kesinlikle farkındalıklarını geliştirmeleri, kendilerini gözden geçirmelerinin kuşkusuz ki gerekmekte olduğunu gördük.

          Başlarken ifade ettiğim gibi insan yaşarken bazı şeylerin farkına varamayabiliyor. Yaşadığımız kötü günler, yaşamış olduğumuz iyi günleri  ne güzel farkettirdiğini, hep şikayet ettiğimiz, isyan ettiğimiz koca bir yıl bizlere farkında olmadan aslında ne çok şey öğrettiğini, ne çok şey kazandırdığını bir kaç örnekle açıklamaya çalıştım. 2020 gider 2021 gelir ve insanlar hep imtihan edilir. Rakamlar ilerlerken değişen sadece imtihanların isimleridir. Her koşulda dünyaya geliş amacımızı unutmamalıyız. Geçmişten günümüze gelen hangi toplum refah içinde yaşamıştır ki? Herkes farklı şekilde sınavını tamamlamıştır. Önemli olan bu imtihanlar karşısında ne kadar dik durabildiğimiz, ne kadar hazır olduğumuz, bundan sonra olaylardan çıkarımlarımızla neler yapacağımız, yola nasıl devam edeceğimizdir. Temennilerim; felaketlerden, musibetlerden çok uzak, acı kayıplarımızın yaşanmadığı, başımıza musibetler gelmeden önce farkındalıklarımızın oluştuğu bir yılın içinde huzurla kendimizi bulmak ve arkamıza yaslanıp tüm öğrendiklerimiz, kazandıklarımızla;"Her Şey Geçti " diyebilmek.

Bu yazı toplam 965 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim