• BIST 86.072
  • Altın 251,269
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

2019 HERKESİ ÜRKÜTÜYOR

Harun KARTAL

Kıymetli okuyucularım, bu ay ki yazımda kendi kalemimden ziyade geçtiğimiz günlerde bir panelde konuşan Ekonomist Dr. Mahfi Eğilmez’in adeta benim düşüncülerime tercüman olduğu ekonomi gündemine dair açıklamalarını aktaracağım. Eğilmez 2019 yılında dış kaynak bulmanın zorlanacağını belirtti.

“2018´DE TÜRKİYE’Yİ EN ÇOK  TL’DEKİ DEĞER KAYBI ETKİLEDİ”

Panelde konuşan Dr. Mahfi Eğilmez, 2018 yılında Türkiye´yi en çok TL´deki değer kaybının etkilediğinin altını çizerek, “Türk Lirası´ndaki değer kaybı bir kaç anlamda çok ciddi etki yarattı. Bunlardan biri enflasyonun çok etkilenmesi oldu. Çünkü biz üretimimizde ağırlıklı olarak “ithal girdi” kullanıyoruz. Bu yüzden ithal maliyetlerimizi müthiş şekilde arttırdı” ifadelerini kullandı. Döviz kurlarında yükselme başladığında insanların paralarındaki erimenin önüne geçebilmek için dövize yöneldiklerini söyleyen Eğilmez, güven kaybının yaşandığını ve karar alıcıları en çok döviz kurunun etkilediğini vurguladı. Dolayısıyla dolardaki artışın güvende ciddi bir düşüşe neden olduğunu ve bu iki değişken arasındaki ilişkinin çok yüksek bir korelasyon katsayısına sahip olduğunu belirtti. Benzer bir durumun perakende ticaret sektöründe olduğunu söyleyen Dr. Mahfi Eğilmez, “Dövizdeki yükseliş, perakende ticarette de güven endeksini çok olumsuz etkilediğini net bir şekilde görüyoruz. Özellikle 2018´in ilk 11 ayında karar alıcılar çok ciddi bir güven kaybı ile karşılaştı. Dolayısıyla insanlar ekonomiye güven duymamaya başladığı zaman yatırım yapmayı bırakıyorlar.” dedi. 

2019 İŞSİZLİK DAHA DA ARTABİLİR

Döviz kurunun 3.78´den 4.20’ye gelmesinin çok büyük tehlike olmadığını, ancak 3.78’den birden bire 7.20’lere yükselmesinin çok ciddi etkiler yarattığını sözlerini ekleyen Eğilmez, Merkez Bankası’nın Tüketici Fiyatları Endeksini hedeflemesinin yanlış olduğunu C Endeksini esas alması gerektiğini savundu. 2018´de sanayide üretimin düştüğünü, işsizlik oranlarının arttığı verileri paylaşan Eğilmez 2019´da Türkiye´de büyümenin eksi yönde olacağını ve işsizliğin daha da artacağını savunarak “2019’da dış kaynak bulmak zorlaşacak, şirketler için zor geçecek” şeklinde konuştu. 27 şehirde vatandaşlarla yüz yüze görüşme gerçekleştirildi. Yapılan son ankette ekonomik kriz korkusu terörün açık ara önüne geçti. Türkiye gündemindeki en önemli sorunların işsizlik, hayat pahalılığı ve TL’nin değer kaybı olduğunu dile getirenlerin 2017’de yüzde 30.2 olan oranı yüzde 51.2’ye çıktı...
Kadir Has Üniversitesi Türkiye Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl aralık ayında gerçekleştirilen “Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması (TSSEA)”nın 2018 yılı sonuçları açıklandı. 26 şehirde yüz yüze yapılan görüşmelerle yapılan araştırmanın sonuçları, Türkiye'nin şu andaki en önemli sorununun ekonomik kriz olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, işsizlik, hayat pahalılığı ve Türk Lirası'nın değer kaybetmesi halkın gündemindeki en önemli sorunlar olarak sıralanıyor. 2017'de yüzde 17'lik oranla en önemli üçüncü sorun olarak görülen işsizlik, bu yıl yüzde 27'ye ulaşarak ülke sorunları arasında birinci sıraya yerleşti. 2016 yılında radikal bir artış gösteren Fetullahçı terör örgütü (FETÖ), yüzde 18.1'den, yüzde 16.2'ye gerileyerek 2018'de ülkenin en önemli üçüncü sorunu olarak tespit edildi. “Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna “hayat pahalılığı” yanıtını verenlerin oranı ise yüzde 13.2'den yüzde 17.8'e yükseldi.

HÜKÜMETİ BAŞARILI BULANLAR AZALIYOR

Araştırma, 26 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin kişi ile yüz yüze olarak, siyaset, ekonomik gelişmeler, toplumsal ilişkiler, Türkiye ve uluslararası gündem konularında sorular içeren anketle gerçekleştirildi. Coğrafi olarak bakıldığında Doğu ve Güneydoğu Anadolu hariç tüm bölgelerde en önemli sorun “işsizlik” iken, Güneydoğu Anadolu'da “hayat pahalılığı”, Doğu Anadolu'da ise “terör” en önemli sorun olarak görülüyor. “Son bir yılda yaşanan ekonomik gelişmeler sizi nasıl etkiledi?” sorusuna toplumun yüzde 57.1'i “Ekonomik olarak daha kötüye gidiyor” yanıtını verdi. Bu oran 2017'de yüzde 48.8 düzeyindeydi. Ankete göre, 2016 yılından beri “başarılı” bulunma oranı artışta olan “hükümetin ekonomi politikaları”, 2018 yılında 2017'ye göre 14.2 puan düşerek yüzde 33.5'e indi. Bu oranın 2016 sonuçlarının gerisinde kaldığı gözlemlendi. Öte yandan kendilerini Türk, dindar, müslüman veya sağcı olarak tanımlayan ve toplumun yüzde 25'ini temsil eden bir grup tespit ettiklerini söyleyen Prof. Mustafa Aydın, “Bu grubun yaklaşık yüzde 48'i AKP'ye, yüzde 35'i CHP'ye, oy verenlerden oluşuyor.  Çok mutsuzlar ve ekonomik krizden çok fazla etkileniyorlar. Yüzde 16'sının seçimlerde ne yapacağı belli değil. Seçim sonuçlarını da bu grup etkileyecek” dedi.
Kriz, kurumlara güvene de yansıdı. Ekonomideki mutsuzluğun tüm kurumlara yansıdığını kaydeden Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın, partililere göre kurumlara güven derecesi incelendiğinde AKP seçmeninin Cumhurbaşkanlığı'na olan güveninin 10 puan birden düştüğüne dikkat çekti (% 89.9'dan % 80.7'ye). “Bunun birinci nedeni ekonomi, ikinci nedeni ise sistemin henüz oturmamış olması” diyen Aydın, AKP'ye oy verenlerin yüzde 8 ila 10'unun “mutsuz” olduğunun ortaya çıktığını aktardı.

Bu yazı toplam 8689 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim