• BIST 86.771
  • Altın 247,264
  • Dolar 6,0108
  • Euro 6,7137
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 15 °C

15 TEMMUZ VE DİRİLİŞİN KAPISINI ARALAMAK

Serdar  Kayhann

Zor zamanlardan geçiyoruz. Dünyayı bir sömürge bahçesi haline getiren güçler alabildiğince saldırıyor. Ortadoğuda yaptıkları her hamle bizim aleyhimize ve bizi parçalamaya dönük. Hiçbir çekinceleri ve korkuları yok. Terörist başını beslemekten ve onun arkasını sıvazlamaktan bir türlü vazgeçmiyorlar. O kadar açıktan oynuyorlar ki PKK ‘nın uzantısı örgütleri bile korumak ve onları güçlendirmek onlar için sıradan bir hadise halini aldı..

Bu ülke hiç beklemediği bir yerden vuruldu. 15 Temmuz gecesi hiçbir aklın almadığı bir ihanetle 250 evladını şehit verdi. Bir milletin var oluş mücadelesiydi o. Belki de o gece büyük esaretin kapısı açılacak ve kan ve gözyaşından ibaret yıllar yaşanmaya başlayacaktı. Bu, yenilir yutulur ve unutulur bir ihanet olamazdı. Bu ihanetin 7 ‘den 70’ e tüm beyinlere kazınması gerekiyordu. Bu destanı bir dirilişe çevirmek gerekiyor. Zira bunun türevleri ile karşılaşma ihtimalimiz her zaman vardı. Düşmanın ne kadar zalim, cani ve hain olduğunu o gece, tüm çıplaklığı ile önümüze serdi.

Yıllar yılı dost gibi davranan üçlü şebeke kuyumuzu kazarak adeta bizi kötürüm bırakmak istemişler. Ne hazin bir şey ki bizler devlet olmanın gereğini yapamamış ve içimizde yuvalanan kurtlara bigane kalmışız..

Bu yüzden diyoruz ki 15 temmuz devletin bir check up’ ıdır adeta... Devletin tüm hastalıklarını, arızalarını ve yumuşak karnını ortaya koyan bir rapor. Bu, öyle bir geceki tam olması gerektiği gibi oldu. Darbe başarılı olsa tarif edemeyeceğimiz yıkımlar bizi bekliyor olacaktı. Darbe girişimi olmamış olsa bu kez içimizi kemiren kurtlardan bihaber yaşamaya devam edecektik. Rabbim öyle bir netice ile bize bir fırsat verdi ki. Ey kullarım devletinizin hali pür melalini görün ve devlet olmanın gereğini yapın diye bizi ihtar etti. Bundan sonrası bize ait. Zorlukların göbeğinde fırsatlar yatar ilkesiyle Devleti her türlü ihanet ve tuzağa karşı dizayn edemezsek çok yazık olacak. Bunun detaylarını bir başka yazıya bırakarak mevzumuza geri dönelim.

Bu üçlü şebekenin Tek yapmadıkları donanmaları ve uçak gemilerini göndererek bize karşı savaş açmak . Emin olun sonuç alacaklarına inansalar bunu da yaparlar. Ancak bunun sonuçlarını kestiremedikleri ve ters tepeceğini bildikleri için şimdilik sadece örtülü bir savaşın içinde yer alıyorlar.

İnsanlık bir onur imtihanında bugün :Türkiye’ye yönelik bütün saldırılar dünya mazlumlarına ve onların kutsal direnişine yöneliktir. Kim buna karşı çıkmıyorsa insanlık adına, adalet adına hak ve özgürlükler adına tarih önünde sorumludur ve elbette mahcup olacaklardır. 15 Temmuzun yaraları sarılmadan terör belasıyla Türkiye’yi kıskaca almaya çalışıyorlar. Biliyorlarki Türkiye kendini güvenli bir limana atarsa artık onu susturmak mümkün olamaz. Artık ona çevrilen oklar kendilerine gelecek. Haksızlığı bugünden haykıran bir ülke yarın güvenli limanlarda daha yıkıcı söylemler girişebilir bu  da dünya nizamını temelinden sarsmak demek. Bu nedenle şimdi vurmanın tam zamanı diyorlar.

Oysaki Ömer Muhtar şöyle der.  “İnsanın belini kırmayan darbeler onu daha da güçlendirir”. İçimizden devşirdikleri hainlerle birlikte savaştıkları halde düşüremediler. Hiçbir mahcubiyet ve pişmanlık duymadan savaşı sürdürüyorlar. Lakin mutlak bir gerçek var ki. Biz 14 Temmuz tarihine göre daha güçlüyüz bugün..

Türkiye oyunu büyük oranda gördü ve bu yüzden dengeleri değiştirmeye başladı. Rusya, önemli bir figür ve artık Amerika karşısında Rusya’nın daha etkili olması gerektiği kanaatine vardı Türkiye. Amerika bunu hazmediyor elbette. Bu yüzden hem şaşkınlar hem öfkeli. Kendi yandaşlarıyla birlikte topyekün üzerimize saldırıyor ve olabildiğince manipülasyonla hata yapmamızı temin etmeye çalışıyorlar.

15 Temmuz bitti diyen yanılır. Savaş yeniden başlıyor. Bizim ise dirilişimiz!. Kurtuluş savaşı kaldığı yerden devam edecek. Rehberimiz akıl, bilgi, iman ve strateji. Gerekirse yüz yıllık düşmanlarımızla ittifak yapacak ve bu oyunu bozacağız: Herkesi üzerine düşeni yapmak zorunda. Bu ülke bağımsızlığını kaybettiğinde kenarda duranlar mutlu olacaklarını sanıyorsa yanılıyorlar. Bir büyük ittifak içinde olmak zorundayız. Çanakkale ruhunun güçlenerek devam etmesi gerekiyor. Yeni unsunlar ve yeni ufuklarla. Her yeni gün birbirimizi daha iyi anlamalı ve daha çok kenetlenmeliyiz .Yoksulu ve muhtacı daha çok gözetmek günü bugün. Düşmanı daha iyi tanımalı ve düşmana karşı daha ferasetli olmanın vakti... Acıyan acınacak hale gelir. Bize kurşun sıkana karşı merhamet göstermek kendi kuyumuzu biraz daha derinleştirmek olacaktır.

Bu yüzden bir büyük diriliş başlatıyoruz Kayseri’den.. 15 Ekim cumartesi günü saat 19.00 Kadir Has Kongre merkezinde yapılacak olan 15 Temmuz direnişten dirilişe adlı gece bu uyanışın startını vermek üzere planlandı. Adeta ulusal bir uyanışın işaret fişeği olmasını temenni ediyoruz. Hiçbir ırk, din, mezhep ve sosyal sınıf gözetmeksiniz herkesin buluştuğu bir iklim meydana getirmek istiyoruz.

Şehitlerimiz ve gazilerimizi milli bir tutkal gibi kabul ediyoruz. Darbeye o gün kim karşı durduysa o gün kim ölümü göze aldıysa onlarla birlikte olacağız. Herkesi orada görmek istiyoruz. Türk toplumunun bütün renklerini orada görmek istiyoruz. Biz bir işaret fişeği yakıyoruz tarihsel sorumluluğumuzun gereği olarak ve bundan sonrasını Türk Milletine emanet ediyoruz.

Hakikati görmenin yolu düşmanın gücünü, kimlerle ittifak yaptığını, ne tür planlar peşinde koştuklarını ve hangi eylemlerin içinde olduklarını görmekten geçer. Artık bu millet şunu anlamıştır. Sömürgeci dünya bizi tehlikeli görmeye başlamış ve topyekün bize karşı saldırıya girişmişlerdir. Bu savaş bir hakikatin de sonucunu belirleyecektir. Ya dünya mazlumları için yeni bir sayfa açılacak yahut hakikat bir kez daha yenilmeye mahkum edilecektir.

Rus çarı İngiliz kralına şöyle diyor. Bu Türk milletinin başını 20 yılda bir ezmek lazım. Zira bunlar biraz palazlanırsa dünyanın başına bela olurlar…

Evet haksızlık yapanın, zalimin başına bela olmaya devam edeceğiz. Kimki zalim kimki hain onun tepesine binmeye devam edeceğiz.

Bir güneş doğacak Erciyes’in karlı tepelerinden, bir muştu esecek o gece tarihin derinliklerinden. Anneler gurur duyacak evlatlarından. Bir milletin tarihi uyanışına tanıklık edecek zaman. Dünya ne kadar görmezden gelirse gelsin. Pencere arkalarından bizi izlemeye devam edecek ve cesaretimizin haklı şaşkınlığından kendilerini bir türlü alamayacaklar.

Bir istiklal harbinin içindeyiz.

Aklımız, ruhumuz, ve bedenimiz çalıştığı müddetçe bu bayrağı koruyacak ve ona uzanan elleri kıracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın..

Bir yıldız kayacak o gün ve Kayseri küllerinden yeniden parlayacak.

Bu yazı toplam 606 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Erte Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0352 222 12 90 | Faks : 0352 222 12 94 | Haber Scripti: CM Bilişim